Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yümüş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yümüş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yümüş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yümüş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YÜMÜŞ
YÜMÜŞ
İş, hizmet buyruğu.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜMÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HUDAYİNABİT
Kendiliğinden yetişen (bitki). Eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiş olan (kimse). Başıboş büyümüş (kimse).
ÖĞEŞ
İki yaşına kadar erkek keçi. Biraz büyümüş kuzu.
GELİŞİKLİ
Gürbüz, büyümüş, yetişmiş.
IMIRGA
Körpe, taze (sebze ve meyve için). Zamanından önce serpilip büyümüş. Maya tutmamış peynir ya da yoğurt. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta).
GELİŞATLI
Gürbüz, büyümüş, yetişmiş.
HÖCEKE
Çok zengin kimse: Bu kadının yüzünden Ali efendi höceke oldu. Çok bilgili, büyümüş de küçülmüş (çocuk için).
LEŞKO
Çok yemekten karnı büyümüş kimse. Şişman kişi.
LEŞGARIN
Çok yemekten karnı büyümüş kimse.
MEZİDE
Ziyadeleşmiş, artmış, büyümüş.
YETİK
Yetişmiş, erişmiş, büyümüş. Bilgili, olgun (kimse).
MEMİK
Mekik, masura. Din. Meme başı. Kulağın yumuşak yeri. İlkbaharda çok yağan yağmur nedeniyle ur gibi büyümüş ve mantarlaşmış erik. Mehmet adının halk dilinde bozulmuş biçimi. Eskişehir kenti, Sivrihisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
DENDENE
Dantela. Tedbir, düşünce: Artık oğlun büyümüş, eline dendeneyi al sana masraf görünüyor. Bir sırrın, bir haberin ağızdan ağıza yayılması, herkes tarafından duyulması. Parçalanmış, delik deşik olmuş kaplar. Trahom.
KARADAL
Sağlam olduğu için kazma, keser ve benzerleri araçlara sap yapmakta kullanılan koyu renkli bir cins ağaç. Çok su verildiği için döl vermeden gereğinden çok büyümüş sebze. Bir çeşit ekşi, sulu armut.
KOÇEK
Bir karış boyunda büyümüş ekin. Köçek, kadın kılığına girmiş erkek oyuncu. Köçek.
GELÜŞGUN
Gürbüz, büyümüş, yetişmiş.
GELİŞLİ
Gürbüz, büyümüş, yetişmiş. Gelince: Geri gelişli senin de yanına uğrarım.
GÜMRAH
Aşırı derecede büyümüş. Deli dolu, gür akan (su). Yüksek, kuvvetli (ses). Uzun, sık ve dalgalı (saç).
GELİŞGİN
Gürbüz, büyümüş, yetişmiş: Hacı Murat'ın böyle gelişgin oğlu olduğunu bilmezdim.
MEZİT
Mezgit. Ziyadeleşmiş, artmış, büyümüş. Bursa ilinde, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir bölge.
GÖCEK
Ağacın gövdesinde dalın çıktığı yer. Ağaçların dibinden çıkan sürgün, piç. Yeni dikilmiş bağ. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Taze meyve. Sebze bahçelerinde açılan aralıklı çukurlar. Küfe. Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir. Hayvan semeri. Kilit takılmak için kapıya çakılan halka. Menteşe. İplik makarası. Yapıcılıkta tahtaları birbirine tutturmak için kullanılan ağaç. Yıkanacak çamaşır. Köşe. Kıyı, kenar. Deve yavrusu. Tarladaki yeşil buğday. Çok az (Çiçekdağı). Duvarlardaki ağaç kuşaklar. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Taze, güzel. Köşe, kenar, kıyı. Manisa ilinde, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla şehrinde, Fethiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.