Sonu YÖRÜNGE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yörünge" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yörünge ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yörünge olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yörünge olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YÖRÜNGE

Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek. Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek.

  -   -   -  

Anlamında YÖRÜNGE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÖRÜNGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIRMALAŞIM

Tek bir özdek yörüngemsilerinin, kırma adı verilen yeni yörüngemsiler oluşturmak üzere doğrusal birleşimi.

DOLANCA

Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. Bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge.

ENÖTE

Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta.

KİNEMATİK

Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.

DEMET

Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

KATIŞIKLAMA

Açısal devinirlikleri (nicem sayısı) değişik olan öğecik yörüngeçlerinin, özdecik içinde doğrusal bileşip istenen doğrultulara uzanan yörüngeçler yapmaları.

OTURMAK

Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.

MAHREK

Yörünge.

ENBERİ

Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en yakın olduğu nokta.

ROKET

Atış sırasında mekanik olarak yön verilen, yörüngesinin başlangıcında öz itmeli olarak yol alan ve daha sonra yalnız balistik kanunlarına bağlı kalan mermi. Bir çeşit füze.

DOLANCAL

Dolanca (kapalı yörünge) ile ilgili.

EĞİKLİK

Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil. Bir gök cisminin içinde hareket ettiği düzlem ile yörünge düzlemiyle belirtilmiş herhangi bir düzlem arasındaki açı.

MOMENT

Kuvvetin, bir cismi bir nokta veya bir eksen yörüngesinde döndürme etkisini belirleyen vektör niceliği.

YERBERİ

Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası.

BÜRGÜLEME

Bir mıknatıssal ya da elektriksel alanın bir bölge içindeki etkisini bir metal bürgü ile kesme. Bir öğecik çekirdeğinin dış yörüngelerde dolanan aksicikler üzerindeki etkisinin aradaki eksiciklerle engellenmesi.

KAPLAŞIM

İki ayrı özekteki, iki öğeciksel yörüngecin çarpımı üzerinden alınan tümlev. İki yük dağılımının ortak bölgesi.

AKANYILDIZ

Güneş dizgesine bağlı, kesin yörüngeleri bulunmayan ve bu nedenle havayuvarının üst katmanlarına girince ateş külçesi durumuna dönüşen küçük gökcismi. Yer'in havayuvarına girince sürtünmeden dolayı akkor duruma gelen ve ardından bir ışık çizgisi bırakarak geçen meteor. Güneş sistemi içinde hareket ederken dünya atmosferinin üst katmanlarına girip sürtünme sonucu ateş külçesi durumuna dönüşen küçük nesne.

UYDU

Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk. İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse). Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genel olarak kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.

GÜNÖTE

Yer yörüngesinin Güneş'e en uzak bulunduğu nokta, evç.

YERÖTE

Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta, evç.