Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yönlü" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yönlü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yönlü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yönlü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YÖNLÜ
Yönü olan. Uygun.
EŞYÖNLÜ
Özellikleri her yönde bir olan (ortam). Her yönde eşit olan, yöne bağlı olarak değişmeyen. Bütün yönlerde eşit özellik gösteren.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÖNLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TE
Türk alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı, okunuşu. Sıhhi tesisatta su borusunu üç yönlü kullanabilme durumuna getiren parça. Tellür elementinin simgesi.
APSİS
Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.
EŞYÖNLÜLÜK
Eşyönlü olma durumu.
KARMAŞIK
İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.
BOZUNUM
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.
BOZUNMAK
Birleşik bir madde, daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılmak. Işın etkin bir çekirdek, ışınım salarak değişikliğe uğramak. Bozulmak.
EŞLEME
Eşlemek işi, bağlaşım. ve TV Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim. Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum. Bir sesin, ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama; görüntü ile sesin birlikte, düzgün olarak gitmesi durumu. Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama. Bir sözcüğü, bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama: Atatürk, yurdumuzun kurtarıcısı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıştı.
KORTİZOL
Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan protein, karbonhidrat ve yağ metabolizması kontrolünde çok yönlü rol oynayan bir hormon. Böbrek üstü bezi korteksinden salgılanan protein, karbonhidrat ve yağ metabolizması kontrolünde çok yönlü rol oynayan bir hormon. Glikoz, protein ve yağ metabolizmasına etkili olan, mineralokortikoit etkinlik gösteren, bağışıklık sistemi, doğumu başlatma ve süt salgısı ve diğer birçok fonksiyonu etkileyen, böbrek üstü bezi kabuğundaki zona fasikulatada üretilen en önemli doğal bir glukokortikoit, hidrokortizon.
ULUSLARARASI
Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.
BOZUNMA
Bozunmak işi. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Bir maddenin daha basit bileşenlerine yani atom veya moleküllerine ayrılması.
DALMAÇYALI
Eski Yugoslavya'dan köken aldığı düşünülen, rengi siyah beyaz, benekli ve neşeli, orta büyüklükte, dayanıklı, kısa ve sert tüyleri rastgele dağılan, siyah veya kahverengi birbiriyle birleşmeyen beneklerle süslü, beneklerin belirginliği ve dağılımı arttıkça daha değerli kabul edilen, yavruları tamamen beyaz doğan ve benekleri sonra ortaya çıkan, oyuncu, neşeli fakat kindar, zeki ve inatçı bir karakterde, aşırı derecede duyarlı ve sadık, orta çağlarda av köpeği, 1800'lerde popüler bir at arabası köpeği, askeri bekçi, sirklerde gösteri, kemirgen avcısı, av, çoban ve koruma gibi pek çok alanda kullanılan, çok yönlü, günümüzde ise ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.
POLİFONİK
Çok sesli. Çok yönlü. Çok seslilikle ilgili, çok sesliliğe ilişkin.
DOĞRULTMAÇ
İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, redresör.
EVRİM
Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci. Bir canlıyı ötekilerden ayırt eden biçimsel ve yapısal karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir dizi değişme olayı, tekâmül. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları. Evolüsyon. Basamak basamak oluşan ya da art arda ve sürekli olarak gerçekleşen değişme. Bir yasaya uygun olarak doğada ya da toplumda görülen dönüşüm. Aşamalı, oldukça yavaş, bir yönlü dönüşümler dizisi. Belli bir doğrultuda gelişip ilerleme; canlıların, yıldızların gelişimi. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları, evolüsyon. Bir olgunun gelişmesindeki niceliksel değişmeler. Hem niceliksel hem de niteliksel değişmeleri içine alan devinim olgusu, bk. gelişme. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim olayları, evolüsyon. Ağır ağır ve kendiliğinden oluşan değişim.
KISKAÇLAMA
Kıskaçlamak işi. Bir metal yükünün bir molekül ya da yükünle iki yönlü tepkimeye girerek halka biçiminde bir karmaşık oluşturması.
KABUKİ
(Japonca) Japonya'da dans ve şarkı ile karışık olan halk dramının adı. Jap. Ka- Ezgi, Bu - Dans, Ki - Beceriklilik sözcüklerinin bir araya gelmesinden ortaya çıkan Kabuki soyluların tiyatrosu olan "No" ya kıyasla günlük yaşama yönlü Halk tiyatrosu.
HEMOSİTOBLAST
Miyeloyit ana hücresi. Kemik iliğinde bulunan ve her tip beyaz kan hücresi (monosit, granülosit, lenfosit) ile megakaryosit ve eritrositleri veren çok yönlü hücre. Hematositoblast. , : Kan yapan dokularda bulunan ve kan gözelerini verecek olan ilkel bir göze tipi.
CEPHELİ
Yönlü, taraflı.
ANOVA
Tek yönlü varyans analizi.
OTOYOL
Hızlı bir trafik akımı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü, geniş yol, otoban.