Kelimeler arşivi içinde; başında "yöneltme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. yöneltme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yöneltme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yöneltme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YÖNELTME
Yöneltmek işi, tevcih. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.
YÖNELTMEK
Bir şeye belli bir yön vermek, yönelmesini sağlamak, çevirmek, tevcih etmek. Birine bir şey söylemek, tevcih etmek. Birine veya bir şeye doğru bakmak.
YÖNELTMELİ
Geliş, yansıma, ışınım, yayınım gibi özellikleri sınırlı bir açıda olan bazı optik, elektronik araçların özelliğini belirtir genel terim.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÖNELTME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
DOĞRULTMAK
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Yön bulmak. Düzeltmek. Para sağlamak, kazanmak. Yöneltmek.
SESLENME
Seslenmek işi. Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap.
ETKİLEMEK
Etkiye uğratmak, tesir etmek. Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.
NEFESLEMEK
Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek. Okuyup üflemek, nefes etmek.
YÖNELTİLMEK
Yöneltme işi yapılmak.
TEVCİH
Yöneltme. Aşama, makam, mevki verme, terfi ettirme.
SESLENMEK
Uzaktan bağırarak çağırmak, ünlemek. Sözü birine veya birilerine yöneltmek, birine karşı söylemek, hitap etmek. Bir şey söylemek için sesini çıkarmak veya cevap vermek.
SALDIRMAK
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.
DİZGİN
Gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış.
UYARMA
Uyarmak işi, ihtar, tembih. Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.
HALKEVİ
Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş. Bu kuruluşun görev yaptığı yapı.
İLTİFAT
Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme. Yüzünü çevirerek bakma. İlgi gösterme, rağbet etme.
GÜDÜM
Yönetme işi, idare. Bilişimde, bir olaylar dizisini, bir süreci veya bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin bütünü.
YAKINSAK
Tek bir noktaya doğru yönelen (ışın). Işıkları aynı noktaya doğru yöneltme özelliği taşıyan (mercek vb.). Birbirine gittikçe yaklaşarak uzanan, bir noktaya doğru yönelen (çizgi).
UZANMAK
Boylu boyunca yatmak. Yetişmek, ulaşmak. Bir alana yayılmak. Sarkıntılık etmek. Bir şey boyunca sıralanmak. Gitmek. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak.
ATFETMEK
Bir işi veya bir sözü bir kimseye mal etmek, yüklemek, isnat etmek. Yöneltmek, çevirmek.
UZATMAK
Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak. Germek. Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek. Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek. Süreyi artırmak, temdit etmek. Vermek, göndermek. Bir şeyi vermek için birine yöneltmek.
HİTAP
Sözü birine veya birilerine yöneltme, seslenme.
ATIF
Yöneltme, çevirme. Gönderme. İlişkili bulma.