YÖNELİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yönelik" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. yönelik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yönelik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yönelik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YÖNELİK

Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.

  -   -   -  

Anlamında YÖNELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÖNELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OTİSTİK

İçe yönelik olan.

KOÇ

Damızlık erkek koyun. Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı, Hamel. Çalıştırıcı. Sağlıklı, gürbüz genç erkek. Kişilerin liderlik veya yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kimse.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

PORNO

Amacı cinsel dürtülere yönelik olan, ahlaki değerlere aykırı düşen yayın, resim vb., pornografi. Amacı cinsel dürtülere yönelik olan, ahlaki değerlere ters düşen.

NEFRET

Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu. Tiksinme, tiksinti.

BİYOETİK

Sağlık alanına yönelik etkinlikler ve canlı organizma üzerinde yapılan çalışmalarda ortaya çıkan değer sorunlarının konu edildiği, tartışıldığı, araştırıldığı disiplinler arası alan.

CANCILIK

E. B. Tylor'un (1832-1917), dinin gelişimini açıklamaya yönelik kuramında birinci basamak olan ve yalnızca insanların değil, bitkilerin, nesnelerin ve doğal belirtilerin de canları olduğu tasarımlanan dinsel dünya görüşü (Bu görüş bugün artık budunbilimde geçerli sayılmamaktadır), a. bk. cancılık öncesi. E.B. Tylor'un dinin gelişimini açıklamaya yönelik kuramında birinci basamak olan ve yalnızca insanların değil bitkilerin, nesnelerin ve doğal belirtilerin de canları olduğu tasarımlanan dinsel dünya görüşü, bk. din. karşılığı doğalcılık, tapıncakçılık, atasoyculuk, kutgüç, canlandırdırmacılık.

DİZİNLEME

Dizinlemek işi. Mal ve faktör fiyatları veya vergi gelirleri gibi parasal yükümlülükler ile fiyatlar genel düzeyi arasında geriye veya ileriye yönelik bağlantı kurulması. karşılığı ayarlama koşulu. Birimleri bir sıra düzenine sokma.

JEOPOLİTİK

Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin bir devletin politikası üzerindeki etkisi. Bir devlette bir bölgede uygulanan politikayla o yerin coğrafyası arasındaki ilişki. Bir devletin saldırgan nitelikteki genişlemesini, ekonomik ve siyasi coğrafya açısından haklı kılmaya yönelik siyasi öğreti.

MÜTEVECCİH

Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren. Yönelik.

DEKOMPRESYON

Basıncın herhangi bir biçimde ortadan kalkması. Derin deniz dalgıçlarında ve yükseklere çıkan pilotlarda atmosferik basınçtaki azalmasının normal koşullarda da devam etmesi durumu. Kontrol altına alınamaz ise dekompresyon hastalığı biçimlenir. Yapay olarak bu durumun düzeltilmesine yönelik geliştirilen teknik.

EPİKÜRCÜLÜK

Hazlara ve mutluluğa yönelik bir hayatın hedef edinilmesini ileri süren öğreti, Epikurosçuluk.

AMAÇLI

Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.

KÖKTENCİLİK

Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi, radikalizm. Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna kadar giden görüş. Ele alınan konunun temel nedenlerine, köklerine kadar inen düşünce biçimi, radikalizm. Kurulu düzenin temellerine yönelik toplumsal ve ekonomik değiştirmelerden yana olan tutum veya öğreti, radikalizm.

HARİTACILIK

Haritacının yaptığı iş. Harita ve bu haritalarda kullanılan işaretlerin özelliklerini araştıran, haritanın tasarım, basım ve kullanım yöntemlerini geliştirmeye yönelik araştırmalar yapan bilim dalı, kartografi, kartografya.

OTİZM

İçe yöneliklik.

DERMOPLASTİ

Derideki geniş yaraları kapatmak amacına yönelik olarak yapılan ve yama olarak kullanılacak deri parçasının yaranın hemen yanından alındığı plastik operasyon.

BÖLEK

Kundak, çocuk bezi. Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Hediye. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. Bir nesnenin parça parça yapılması. Bir şarkıyı meydana getiren ve bir bağlama ile sona eren kısımlardan her biri. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

ÇANAK

Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.