Kelimeler arşivi içinde; başında "yuvarlama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. yuvarlama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yuvarlama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yuvarlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YUVARLAMA
Yuvarlamak işi. Yuvalama.
YUVARLAMAK
Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek. Hızla düşürmek, devirmek. Kelimelerin bazı seslerini söylememek. Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek. İnanılmayacak yalanlar söylemek. Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek. İstekle ve çabucak yemek veya içmek. Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUVARLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FETLEMEK
Atılmış pamukları bir çöpe takarak yuvarlamak. Koşmaca, körebe ve saklambaç oyunlarında, ebe oyunculardan birini yakalamak.
EPİVERMEK
Kıvırmak, yuvarlamak.
GINDIRLAMAK
Yuvarlamak.
FELDİRDETMEK
Yuvarlamak.
GINDIILAMAK
Yuvarlamak.
TEKERLEMEK
Yuvarlamak, döndürmek.
BEZİLEMEK
Hamuru parçalara bölüp yuvarlamak.
GILLAMAK
Yuvarlamak. Homurdanmak. Birinin hoşuna gitmeyecek şekilde konuşmak: Eee gıllayıp durma.
GINDILLAMAK
Yuvarlamak.
GILDIRLAMAK
Yuvarlamak.
YUVARLATMAK
Yuvarlama işini yaptırmak.
DEKERLEMEK
Yuvarlamak, tekerlemek.
HELLEMEYH
Yuvarlamak.
DIĞIRRAMAK
Yuvarlamak.
AVDURMAK
Bir şeyi, sırtın öte yüzüne aşırmak, devirmek, yuvarlamak.
DEPME
Bel denilen tarım aracı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Bir yerden batıp diğer bir yerden çıkan su, kaynak. Tekme, çifte. Yünden dokunmuş ve keçelendirilmiş kumaş. 60-70 teneke buğday alabilen büyük yün çuval. Ağzı dar su testisi. Güğüm. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı. Bir çeşit ev dokuması kumaş. Tekme. Ağzı dar testi. Sarılmış keçeyi ayakla yuvarlama. (Bor Niğde).
ÇOĞŞURTMAK
İtip yere yuvarlamak.
DIGRAMAH
Yuvarlamak: Dağdan taş dıgradım.
HELLEMEK
Kuşları ürkütüp kaçırmak. Sallamak: Çocuk ağlıyor salıncağını helleyiver. Yuvarlamak. Özendirmek, isteklendirmek: O bu işi kendiliğinden yapamazdı Ali'nin hellemesi. Öğrenmek, bellemek.
YUVALAMA
Yuvalamak işi. İnce bulgur, soğan ve yağsız kıymanın yoğrulup küçük köfteler durumuna getirildikten sonra et suyu ve nohut ile pişirilmesiyle hazırlanan bir yemek türü, analıkızlı, yuvarlama.