Kelimeler arşivi içinde; başında "yuv" olan, toplam 99 adet kelime bulunmaktadır. yuv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yuv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yuv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YUVARLAKLAŞTIRMAK
YUVARLAKPULLULAR, YUVARLAKLAŞTIRMA
YUVARLAKTEBERRİ, YUVARLANIVERMEK, YUVARLAYABİLMEK, YUVARLAYIVERMEK, YUVARLANABİLMEK
YUVARLAKLAŞMAK, YUVADEMİRCİLER, YUVARLANIVERME, YUVARLANABİLME, YUVARLAYABİLME, YUVARLAYIVERME
YUVARLAKLAŞMA, YUVARLAŞTIRMA
YUVLUNDURMAK
YUVARLAKLIK, YUVARLAKÖRS, YUVARLATMAK, YUVARLANMAK, YUVALIÇAYIR, YUVALLANMAK, YUVARLAKBAZ
YUVARLANIŞ, YUVARLACIK, YUVANTALIK, YUVARLAMAK, YUVUNULMAK, YUVARLANMA, YUVARLAŞMA, YUVALIDERE, YUVARLATMA, YUVALANMAK, YUVALAMACA, YUVARLEYİN, YUVARÖLÇER, YUVGULAMAK
YUVARLAMA, YUVALILAR, YUVULAMAK, YUVNULMAK, YUVILTMAK, YUVGULAMA, YUVASARAY, YUVAPINAR, YUVALAMAK, YUVALANMA, YUVALIDAM
YUVATEPE, YUVATMAK, YUVARSIL, YUVITMAK, YUVUNMAK, YUVURMAK, YUVARLAH, YUVABAŞI, YUVACALI, YUVADAĞI, YUVADAMI, YUVALAMA, YUVALMAK, YUVARCIK, YUVANMAK, YUVARLAK
YUVACAK, YUVACIK, YUVAMAK, YUVUDEK, YUVANTA, YUVAKLI, YUVARSI, YUVAKSI, YUVUNSA, YUVALAH, YUVALAK, YUVALAR, YUVAKÖY, YUVANAK, YUVALIK
YUVALI, YUVNAK, YUVMAK, YUVACI, YUVRUK, YUVRUL, YUVACA
YUVUN, YUVAÇ, YUVHA, YUVĞU, YUVAR, YUVGU, YUVAG, YUVAK, YUVAL
YUVU, YUVA
YUV
YUV
Yün.
YUVARLAYABİLME
Yuvarlayabilmek işi.
YUVARLAKLAŞMA
Düz ünlünün ünsüz etkisiyle yuvarlak oluşu: savırmak savurmak, kavışmak kavuşmak, yımışak yumuşak gibi.
YUVARLANABİLME
Yuvarlanabilmek işi.
YUVARLANABİLMEK
Yuvarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YUVARLAKLAŞTIRMAK
Yuvarlak duruma getirmek.
YUVARLAYIVERME
Yuvarlayıvermek işi.
YUVARLAYIVERMEK
Ansızın veya çabucak yuvarlamak.
YUVARLANIVERME
Yuvarlanıvermek işi.
YUVARLANIVERMEK
Ansızın yuvarlanmak.
YUVADEMİRCİLER
Çankırı ilinde, Eldivan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUVARLAKPULLULAR
(Cycloganoidea) familyasına girer.
YUVARLAKLAŞTIRMA
Yuvarlaklaştırmak işi.
YUVARLAKLAŞMAK
Yuvarlak bir biçim almak, yuvarlak duruma gelmek.
YUVARLAKTEBERRİ
Yuvarlak başlı tenekeci örsü. (Yalvaç Isparta).
YUVARLAYABİLMEK
Yuvarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYNALIK
Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.
BAŞLAHANA
Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea).
AMİTOZ
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
ANALIKIZLI
Yuvalama.
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
ANKASTRE
Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AŞİYAN
Kuş yuvası. Ev, oturulan yer, mesken.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.
ALTINBAŞ
Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
AĞAÇDELEN
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.