Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yura" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yura ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yura olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YURA
Rusça kökenli ura: Rusça harp nağrası; Allah Allah! (metinlerimizde geçtiği için buraya alınmıştır.). Dağ sırtı.
Bu bölümde tanımı içerisinde YURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜNSAN
Adını duyuran, ünlü.
DOYURABİLME
Doyurabilmek işi.
KIMÇINMAK
Yaşlı ya da dişsiz hayvan, otu kavrayamadığı için salyasını akıtarak otlamağa çalışmak : Zavallı kuzular kımçındılar kımçındılar karınlarını doyuramadılar.
BUYRUKÇU
Buyuran, emreden kimse.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
KUZGUNCU
Hoşa gitmeyen bilgileri duyuran kimse.
YUMRUKTOPU
Yumrukoyuncularının düzgün ve çabuk yumruk yurabilmeleri için çalıştıkları, uzunluğu yumrukoyuncusunun boyuna göre ayarlanabilen bir askıya asılı lastik top.
YİĞGİ
Uzun süre için hazırlanmış yiyecek: Hayvanların yiğgisi kalmamış, yaza dek biz bunları nasıl doyuracağız?.
DOYUMLUH
Doyuracak kadar bol olan yiyecek.
BANIŞÇI
Dilenci tabiatlı, anafordan karnını doyuran, pisboğaz.
DİKKUYRUK
Bir tür ördek (Oxyura leucocephala).
DUYURABİLME
Duyurabilmek işi.
SAĞU
Eskiden Orta Asya'da düzenlenen yuğlarda (cenaze törenlerinde) söylenen ağıt. Ölünün iyiliklerini duyuran ağıt ve mersiye.
AZIKLI
Azığı olan. Yoksulları doyuran.
BUYURABİLME
Buyurabilmek işi.
ÇIĞIRTKAN
Çağırtkan. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse.
YELTEYİCİ
Ayaklanan bir güdüyü doyuracak nitelikte görülen ve elde edilmesi için canlıyı harekete zorlayan dıştaki bir nesne ya da durum.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.