Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yumurtlama" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yumurtlama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yumurtlama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yumurtlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUMURTLAMA
YUMURTLAMA
Yumurtlamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUMURTLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇELFİN
Henüz yumurtlamayan küçük tavuk, piliç.
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
FOLLUH
Tavukların yumurtlaması için hazırlanmış yer.
FERİÇ
Keklik yavrusu. Yumurtlama çağına gelmiş piliç.
CELFİN
Henüz yumurtlamayan küçük tavuk, piliç. İlk ötmeğe başlayan horoz. Tavuk. Genç, taze.
ANOVÜLASYON
Yumurtlamanın olmaması, yumurtlayamama.
FOL
Tavuğun istenilen yere yumurtlaması için o yere konulan yumurta veya yumurtaya benzeyen şey.
YUMURTLAYANLAR
Yumurtlama yolu ile üreyen hayvanlar.
GRİLS
Denizden tekrar nehirlere döndükleri zaman salmonlara verilen ad. İlk yumurtlamasını yapmak için nehirlere doğru göçe başlayan salmonlar.
FOLLUK
Tavukların yumurtlaması için hazırlanmış özel yer.
FALA
Tavuğun belirli bir yerde yumurtlaması için taş ya da başka maddeden yumurta gibi yapılmış cisim, fol. Falan.
GRAAFFOLİKÜLÜ
Memelilerde yumurtalık üzerinde gelişen, içerisinde folikül sıvısı ve yumurta bulunduran, tek yavru doğuranlarda her siklüsta bir tane, çok yavru yapan hayvanlarda birden çok gelişen, yumurtlama sırasında içerisinden yumurta çıkan olgun folikül, olgun yumurtalık folikülü, preovulator folikül, olgun folikül.
CELHİN
Henüz yumurtlamayan küçük tavuk, piliç.
GUNNAMAK
Yumurtlamak. At, eşek ve benzerleri hayvanlar doğurmak. Kedi, köpek vb.hayvanların doğurmak, mec.piç doğurmak.
ANOVÜLATÖR
Yumurtlama göstermeyen, yumurtlamasız seyreden.
KAKABAN
Bazı balıkların yumurta dökmesi için doğal veya suni materyalden yapılmış olan yapay yumurtlama alanları.
YUMURTLATMAK
Yumurtlama işini yaptırmak.
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
BUPROFEZİN
Beyaz renkte, kristalize, suda pratik olarak çözünmeyen, kloroformda, hekzanda belli miktarlarda çözünen, larva ve nifleri öldüren, dişi böceklerde steril yumurtlamaya neden olan temas zehri etkili bir madde.
GIMLAMAK
Yumurtlamak: Sarı tavuk gün aşırı gımlar.