Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yuluğ" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yuluğ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yuluğ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yuluğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YULUĞ
YULUĞ
Mutlu, mesut. Hak, adalet.
Bu bölümde tanımı içerisinde YULUĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OĞMAÇ
Elle ufalanmış hamurdan yapılan çorba. Tarhana. Kavrulmamış buğday unundan yapılan pelte koyuluğunda bir yemek. Parçalanmış yufka ekmeğini yağda kızartarak yapılan, istenirse üstüne yoğurt dökülen çoban yemeği. Ekmek, yağ ve pekmez karıştırılarak yapılan yemek. Unu suyla karıştırarak yapılan hayvan yemi. Marul salatası. Tereyağda pişirilen yumurtaya yufka ufalanarak yapılan yiyecek. Un çorbası. (Senirkent Isparta). Ekmek kırıntıları yağda kızartılarak yapılan yemek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
KONDRİN
Kıkırdak yapı hücrelerinin salgıladıkları ara madde. Kıkırdaktan elde edilen jelatin koyuluğunda bir madde.
MACUNLAŞMAK
Macun koyuluğuna gelmek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ÖKÜZSALYASI
Pekmezin yoğunluğu, koyuluğu için: Bu yıl katı pekmezi az yapıp çoğunu öküzsalyası yaptım.
KOLLOYİD
Hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçemiyen ve çok defa jelatin koyuluğunda olan bir madde; örnek: albümin, bk kristalloyid, sol.
ZEBAT
Macun koyuluğunda, güzel kokulu bir misk.
RAVAN
Koyuluğu pekmez ile bulama arasında olan pekmez. Süzme bal.
SÜBYE
Mürekkep balığı. Badem içi, ezilmiş sarımsak, kavun çekirdeği vb.nden yapılan boza koyuluğunda sıvı. Emülsiyon.