YONT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yont" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. yont ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yont ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yont olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YONTABİLMEK, YONTULMAMIŞ, YONTULMADIK, YONTUKLAŞMA

10 harfli kelimeler

YONTABİLME, YONTUKYAZI, YONTUCULUK

9 harfli kelimeler

YONTULMAK, YONTARMAK, YONTUKDÜZ

8 harfli kelimeler

YONTUMAK, YONTULMA

7 harfli kelimeler

YONTUCU, YONTMAK

6 harfli kelimeler

YONTUK, YONTMA, YONTAR, YONTAK, YONTAÇ

5 harfli kelimeler

YONTU

4 harfli kelimeler

YONT

Bazı kelimelerin anlamları

YONT

Başıboş hayvan.

YONTUCU

Heykelci.

YONTABİLMEK

Yontma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YONTULMAK

Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak. İnsan kabalıktan, görgüsüzlükten kurtularak toplum törelerine göre davranır duruma gelmek.

YONTUK

Yontulmuş yer. Yontulmuş parça. Yontulmuş olan.

YONTABİLME

Yontabilmek işi.

YONTMAK

Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek. Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak. Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek.

YONTULMA

Yontulmak işi.

YONTUKYAZI

Batman şehrinde, Beşiri ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YONTULMAMIŞ

İnceliksiz.

YONTUMAK

Uygun yerini bulup yerleştirmek.

YONTARMAK

Yontmak. Betimlemek.

YONTUCULUK

Heykelcilik.

YONTUKLAŞMA

Bir yontuk düzün gelişmesi.

YONTUKDÜZ

Dışgüçlerin etkisiyle alçalmış, az çok düzleşmiş, yüzü az dalgalı yeryüzü biçimi, bk. yontulma.

YONTULMADIK

İnceliksiz kişi.

  -   -   -  

Anlamında YONT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YONT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEYKELCİ

Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.

KESER

Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç.

HEYKELCİLİK

Heykelcinin yaptığı iş, heykeltıraşlık, yontuculuk.

FAÇETA

Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri.

KUYRUKSALLAYAN

Kuyruksallayangillerden, kanatları ve vücudunun üst bölümü kül rengi, alt bölümü değişik sarı olan, uzun kuyruklu, küçük, ötücü kuş, yont kuşu (Motacilla).

TAŞÇI

Taş yontan, satan veya taş ocağından taş çıkaran kimse.

TIRAŞ

Saç ya da sakalı kesme işi, yülüme. Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma. Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal.

HEYKEL

Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.

PIRLANTA

Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas. Üzerinde bu elmas bulunan (yüzük vb.).

DİŞEĞİ

Taşları yontmak için kullanılan dişli bir tür çekiç.

BALTA

Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç.

MALAKİT

Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat, bakır taşı.

KALEM

Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç. Çeşit, tür. Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer. Yazar. Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç. Bazı deyimlerde yazı.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

TIRAŞLAMAK

Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek. Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak, yontmak.

OYMAK

Aşiret. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak. Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. İzcilikte küçük birlik. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.

BİÇME

Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.

PENEPLEN

Yontuk düz.

KESKİ

Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.

ELMASTIRAŞ

(elma'stıraş) Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur). Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi, elmas.