Sonu YOKLUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yokluk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yokluk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yokluk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yokluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YOKLUK

Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet. Fakirlik, yoksulluk. Hiçlik.

  -   -   -  

Anlamında YOKLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YOKLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TURUDU

Sıkıntı ve yokluk görmemiş kimse, nazlı.

SIKINTI

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

KÜN

Birkaç yıl yerinde kalarak iyice yanmış ve kül gibi olmuş hayvan gübresi: Tarlasını künliyen yokluk görmez. Kömür ve tütünün tozu: Tabakadaki tütün ufalanmış, kün olmuş. Toprakla küçük saman karışımı. Gün.

KIRANLIK

Çoluk çocuk. Kıtlık, kuraklık. Kötülük, fenalık. Yokluk, kötülük (ilenç). Kalabalık, çokluk.

HİÇLİK

Hiç olma durumu. Gerçekteki özelliklerinin, durumlarının ortadan kaldırılması sonucu bir şeyin var olmayışı, yokluk.

KILLET

Kareli ya da yuvarlak köşe yastığı. Güç: Otobüse kıllet kavuştum. Azlık, yokluk.

ADEMİYET

Yokluk.

BURAN

Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yokluk, geçim darlığı.

TECİNLİK

Yokluk, sıkıntı, darlık : Çok şükür şimdiye kadar bir tecinlik çekmedim.

ADEM

Yokluk.

GINTIMA

Azlık, yokluk, kıtlık: Ortalık gıntımalık aradığın bulunmuyor. İdare, tutum: Ekmeğini gıntıma ile ye de yolda aç kalma. Ekin biçildikten sonra harmana başlamadan önce acele gereken ihtiyaçlar için bir iki yığından yapılan geçici harman ve bu harmandan elde edilen ürün.

YOGLIG

Yokluk.

GIYAP

Yokluk, bulunmama, yitiklik.

SÜRÜNTÜ

Kaymış, kaymaya yüz tutmuş, yerler. Kullanılarak küçülmüş sabun. Yokluk ve sıkıntı nedeniyle ezilen kimse. Sürünen bir şeyin yerde bıraktığı iz. Durmadan yer değiştiren, çok gezen, serseri. Zayıf, cılız, kuru : Sürüntü kalmışsın. Küçük sabun, sabun parçası. Çok gezen kimse. Sürüklenen ağacın, tomruğun açtığı yol, iz. Sonuçlanmamış, sürüncemede kalmış iş. Sürünen.

İHTİYAÇ

Gereksinim. Yoksulluk, yokluk. Güçlü istek.

FIKDAN

Yokluk.

YOKSUNLU

Yokluk bildiren.

SİNTEME

Yokluk, sıkıntı : Sintemenin ne demek olduğunu çekmeyen bilmez.

KESAT

Alışverişte durgunluk. Yokluk, kıtlık.

GEHİR

Yokluk ya da baskı altında çekilen üzüntü, acı.