Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yemli" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yemli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yemli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yemli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YEMLİ
YEMLİ
Hafif.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEMLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
AKERE
Duvar içinde sıra sıra, pencere gibi açılan ve arkadan yem vermeye elverişli olan öküz yemliklerinden herbiri.
BANHTİ
Ahırda hayvanların yem yemesi için ayrılan yer, yemlik.
AHURLUH
Hayvan yemliği.
BETME
Ahırda hayvan yemi konulan oluk şeklindeki yer, yemlik.
BARAPAHNA
Dik dörtgen şeklinde hayvan yemliği olarak kullanılan yalak.
BAHANA
Yeni doğmuş çocuk, üç yaşına kadar olan çocuklara verilen genel ad. Sebep, bahane. Ahırda tahta veya taştan yapılmış oluk şeklinde hayvan yemliği.
YEMLİKLİ
Yemliği olan.
BAGE
Hayvan yemliği.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
BANSI
Sığırların ot, yem yedikleri yemlik.
BEGE
Hayvan yemliği.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
BAGA
Hayvan yemliği. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur. Kaplumbağa.
AHUR
Hayvanların su içtiği taş veya ağaç yalak, çeşme yalağı. Hayvanların barındığı yer, ahır, tavla. Hayvan yemliği. Saksı. Ahır.
AKORLUK
Hayvan yemliği. (Kırçiçeği Susuz Kars).
YEMLİKSİZ
Yemliği olmayan.
AHIRLIH
Hayvan yemliği.
AFUR
Ahırlardaki hayvan yemliği. Ahır. Hayvanlara yem Verilen yer, yemlik, yalak.
AFIR
Ahırlardaki hayvan yemliği. Ahır. Hayvanların yem yedikleri yere çakılan uzunca çanak. (Mudurnu-Bolu).