YELİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yelik" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. yelik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yelik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yelik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

YELİKCEN, YELİKGEN, YELİKKEN, YELİKMEK

5 harfli kelimeler

YELİK

Bazı kelimelerin anlamları

YELİK

Oyunda ebe. Yelici, çok koşan.

YELİKCEN

Hafif, hoppa, şımarık.

YELİKKEN

Hafif, hoppa, şımarık.

YELİKGEN

Şaşkınlık.

YELİKMEK

Şımarmak, yaramazlık yapmak. Oynamak. Deve oynamak. İvecenlik yapmak. Aşermek. Gövde, üşüyerek sızlamak. Şımarık davranmak. Şımarmak (Çayağzı), karşılığı yelişmek. Yel gibi koşmak.

  -   -   -  

Anlamında YELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAHİPLİK

Sahip olma durumu. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde dilediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu, iyelik, mülkiyet.

DAHA

Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

DÜRÜ

Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.

TEKDÜZELİK

Tekdüze olma durumu, yeknesaklık, biteviyelik, monotonluk.

KENDİ

İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

KOŞULLULUK

Özellikle Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası tarafından verilen kredilerin veya uluslararası yardım kuruluşları tarafından yapılan yardım veya bağışların serbest bırakılması için alıcı ülkenin yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükler. Avrupa Birliği gibi iktisadi birlik veya kurumlara tam üye olmak üzere başvuran aday ülkelerin üyelik öncesinde yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülüklere ilişkin ilke.

ONURSAL

Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan).

MÜLKİYYET

iyelik. -i muhâfaza kaydı: iyeliği saklı tutma yazgısı. -in nakli: iyeliğin geçirilmesi.

SİGMA

Bakteri RNA polimerazının bir alt birimi. Süngerlerde bulunan C şeklindeki ya da S şeklindeki iğneler. 0.001 saniyelik zaman birimi. 4.Standart sapma işareti.

DÜRÜLÜK

Hediyelik, düğün hediyesi olacak (kumaş).

TUTSULUK

Tutsu yapan kişinin yazılı bildirimi ile yapılan ölüme bağlı iyelik niteliğine giren kullanım türlerinden biri.

ATINTI

İki tarlanın sınırını belirten toprak yığını. Çift sürerken dönüm başında öküzlerin döndüğü yer. Rüzgârla bir çukura yığılan kar. Gelin çeyizi kesilirken akrabalara alınan hediyelik giysiler.

MAYSTERZİNGER

Şövalyelik devrinde belli başlı ailelerden yetişen ve şatolarda vakit geçiren lirik şairlere Almancada verilen ad. Şövalyelik çağında belli başlı ailelerden yetişen ve şatoda vakit geçiren içsel ozanlara Almanya'da verilen ad.

BİRLEŞTİRİM

Yeni bir yapının ya da tasarının gerçekleştirilebilmesi için, ayrı ayrı ellerde bulunan taşınmaz malların, tek bir iyelikte toplanarak üzerinde yapı yapılmasına elverişli bir yerbölüm biçimine sokulması. Parçaları birleşik bir bütün durumuna getirme süreci.

ÇEKİMLEMEK

Bir cisim genel çekim yasasına göre başka bir cismi çekmek. Bir fiili zaman, kip ve kişilere, bir ismi ise çokluk, şahıs, iyelik ve durum eklerine göre biçimlendirmek.

İYELENMEK

Bir mal üzerindeki kullanma ve iyelik hakkı.

YERYAZIM

Bir ülkede toprakların yerlerini, iyeliklerini ve vergi değerlerini devlet eliyle belirleme işi. Taşınmaz malların korumlarını, sınırlarını, alanını, değerini belirleyip bir tasar üzerinde gösterme eylemi. Bu işle uğrayan bilim dalı, uğraşı.

ALÇAKLIK

Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.