Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yedek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yedek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yedek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yedek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YEDEK
YEDEK
Gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı. Hayvanı yedeğe alan ip, yular. Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı. Redif. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEDEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PARÇACI
Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.
KOLANCILIK
Yedekçilik.
İHTİYAT
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma. Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek.
REZERV
Saklanmış, biriktirilmiş şey. Yatağında veya havzasında bulunduğu hesaplanan, henüz işletilmemiş kömür, demir, petrol vb. Çekince. Yedek, ihtiyat.
YEDEKLİK
Yedek olma durumu.
YEDEKLEMEK
Bir şeyin yedeğini sağlamak. Yedekte çekmek, yedeğe almak.
YEDEKLEME
Yedeklemek işi.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
YEDEKLEŞME
Yedekleşmek işi.
YUMRU
Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.
REDİF
Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek. Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
YEDEKLİ
Halk edebiyatında yedeklerle yazılan manzume.
YEDEKLEŞMEK
Karşılıklı olarak yedeklik etmek.
STEPNE
Yedek lastik.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
PADOK
Hipodromda yarış atlarının yedekte gezdirildikleri yer. Otomobil yarışlarında takımlara ait hazırlanma ve dinlenme yeri.
KOLANCI
Yedekçi.
EPİZOT
Bir romandaki ya da hikâyedeki olay. Dilim.
PERMEÇE
Yedek olarak kullanılan ince halat.
DEĞİŞİK
Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.