Kelimeler arşivi içinde; başında "yaşla" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. yaşla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yaşla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yaşla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAŞLANABİLMEK, YAŞLANIVERMEK
YAŞLANABİLİR, YAŞLANABİLME, YAŞLANDIRMAK, YAŞLANIVERME
YAŞLANDIRMA
YAŞLANMAK, YAŞLANMAZ, YAŞLAŞMAK
YAŞLANMA
YAŞLAK
YAŞLA
YAŞLA
Yaş iken.
YAŞLANMAZ
Yaşlandırma işleminden etkilenmeyen.
YAŞLANMAK
Yaşı ilerlemek, ihtiyarlamak.
YAŞLANIVERMEK
Ansızın veya çabucak yaşlanmak.
YAŞLANABİLME
Yaşlanabilmek işi.
YAŞLAK
Yaşlı, ömürlü, ihtiyar. Gizli.
YAŞLANABİLİR
Yaşlanma işlemi sonucunda yaşlanma özelliği gösteren.
YAŞLANIVERME
Yaşlanıvermek durumu.
YAŞLANMA
Yaşlanmak işi. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. Aşırı doygun bir katı çözeltinin, dengeli duruma geçerken çökelme yaratması olayı. Döllenme ile ölüm arasında yayılan gelişme ve büyüme aşamaları.
YAŞLANDIRMAK
Yaşlanma işini yaptırmak.
YAŞLANABİLMEK
Yaşlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAŞLANDIRMA
Yaşlandırmak işi. Yaşlanmaya uğratmak ereğiyle yapılan ısıl işlem. Bir kimseyi yaşlı göstermek için yapılan makyaj.
YAŞLAŞMAK
Yaşlanmak, ihtiyarlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAŞLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARTALMAK
Yaşlanmak, kartlaşmak.
KOFUL
Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu olan boşluk.
BÜYÜMEK
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek. Genişlemek. Yaşı artmak, yaşlanmak. Yetişmek. Sayıca artmak. Önem ve değer kazanmak. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak.
İNHİTAT
Son bulma, yıkılıp dağılma. Güçten düşme, inginlik, yaşlanma.
ESKİTMEK
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek, yıpratmak. Yaşlandırmak. Etkisini sürdürememek, yıpratmak.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
İHTİYARLAMAK
Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak. İhtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek.
ESKİMEK
Eski duruma gelmek. Gözden düşmek, değeri kalmamak. Yıpranmak. Yaşlanmak.
KARIMAK
Yaşlanmak, kocamak, ihtiyarlamak.
KIZAMIK
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık.
KOCAMAK
Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak.
KIZIL
Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.
GEÇKİN
İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış. Geçmiş. Gereğinden çok olgun veya solmaya başlamış (bitki).
BUNAMA
Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak ilerleyici bir biçimde belleğini yitirme, alık duruma gelme, ateh.
İNGİNLİK
İngin olma durumu. Güçten düşme, yaşlanma, inhitat.
FARIMAK
Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.
İHTİYARLAMA
İhtiyarlamak işi, yaşlanma.
KOCALTMAK
Kocamasına yol açmak, yaşlandırmak.
HUZUREVİ
Yaşlanmış kimselerin bakımlarının yapıldığı ve barındığı kurum.
KOCALMAK
Yaşlanmak, kocamak.