YAĞMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yağma" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. yağma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yağma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yağma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YAĞMALAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

YAĞMALAYABİLME

11 harfli kelimeler

YAĞMALANMAK, YAĞMALATMAK

10 harfli kelimeler

YAĞMAPINAR, YAĞMACILIK, YAĞMALAMAK, YAĞMALANMA, YAĞMALATMA

9 harfli kelimeler

YAĞMALAMA

8 harfli kelimeler

YAĞMACUR, YAĞMAÇUR, YAĞMANAZ

7 harfli kelimeler

YAĞMATI, YAĞMACI

6 harfli kelimeler

YAĞMAK

5 harfli kelimeler

YAĞMA

Bazı kelimelerin anlamları

YAĞMA

Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.

YAĞMALAYABİLME

Yağmalayabilmek işi.

YAĞMACILIK

Yağma etme işi.

YAĞMALAMAK

Yağma etmek.

YAĞMACUR

Bir nevi tatlı.

YAĞMALAMA

Yağmalamak işi.

YAĞMALANMAK

Yağma edilmek.

YAĞMALAYABİLMEK

Yağmalama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAĞMAÇUR

Ekmek, yağ, pekmezle yapılan bir yemek.

YAĞMALATMAK

Yağmalama işini yaptırmak.

YAĞMANAZ

Gönülleri çalan, yağma eden güzel.

YAĞMACI

Yağma eden kimse veya ordu.

YAĞMALATMA

Yağmalatmak işi.

YAĞMALANMA

Yağmalanmak işi.

YAĞMAPINAR

Konya şehri, Karapınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YAĞMATI

Cila yaparken fazla yağ kullanma sonucu oluşan mat görüntü.

  -   -   -  

Anlamında YAĞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİSELEMEK

Yağmur yavaşça yağmak.

YAĞMURSUZ

Yağmuru olmayan, yağmur yağmayan.

APARTMAK

Aparma işini yaptırmak. Çalmak, aşırmak, alıp kaçmak, habersiz götürmek, gizlice almak. Götürmek, alıp götürmek. Kaldırmak. Aldatmak, kandırmak. Çaldırtmak. Yağma etmek. Yemek atıştırmak, obur gibi yemek. Bir işin hakkından gelmek, becermek. Kendi çıkarına çalışmak, el altından iş yapmak. Vaz geçirmek, caydırmak. Mübalâğalı konuşmak, mübalâğa etmek. Uğrulamak, çalmak.

YAĞIŞ

Yağma işi. Yağan yağmur ya da kar miktarı. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağmur.

ÇAPULLAMAK

Bir yeri soymak, yağmalamak.

SERPİŞTİRMEK

Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.

YAĞDIRMAK

Yağmasını sağlamak. Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak. Çok sayıda ortaya koymak, sürmek. Bol miktarda vermek, sağlamak. Vermek, söylemek.

GANİMET

Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal. Yağma sonrasında elde kalan mal, çalıntı. Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç veya imkân.

APARMADUH

Yağma edilmemiş, alınıp götürülmemiş.

DİNMEK

Sona ermek, bitmek, durmak. Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak. İyileşmek.

SERPMEK

Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.

DOYUMLUK

Doyulacak miktarda olan. Çapul, yağma.

SEPELEMEK

Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.

İĞTİNAM

Ganimet yoluyla alma, yağmalama.

ÇİYLEMEK

Yağmur, hafif ve ince yağmak.

KARLAMAK

Kar yağmak.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

SERPELEMEK

Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.

ÇAPUL

Soygunculuk, plaçka. Yağma.

TALAN

Yağma.