Kelimeler arşivi içinde; başında "yayın" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. yayın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yayın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yayın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAYINBALIĞIGİLLER
YAYINDIRMAK, YAYINLAYICI, YAYINDIRICI, YAYINÇÖZİİM, YAYINÇARIĞI
YAYINCILIK, YAYINDIRMA, YAYINLAMAK
YAYINİSPİ
YAYINEVİ, YAYINMAK
YAYINDA, YAYINIK, YAYINIM, YAYINCI, YAYINMA, YAYINTI
YAYIN
YAYIN
Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.
YAYINLAYICI
Alfa, beta, gama ışınımı, dönüşüm elektronu, X ışını ya da nötron yayınlayan radyonüklid.
YAYINDIRICI
Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan türlü yapıda yüzeyler.
YAYINCILIK
Yayımcılık.
YAYINIM
Yayınma.
YAYINIK
Pürüzlü yüzeyde yansıyan (ışık).
YAYINLAMAK
Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. Bir izlenceyi televizyonla yaymak.
YAYINMAK
Açık saçık, saygısızca oturmak, yatar gibi uzanmak. Yaymak, sermek, satıcı mallarını serip göstermek. Yerini, tarlasını genişletmek. Caymak. Katlanamamak. Yerinden, yuvasından uzaklaşmak, soğumak, tedirgin olmak. Dağılmak, yayılmak.
YAYINİSPİ
Nispet eki.
YAYINÇÖZİİM
Özdeklerin katı-sıvı, katı-gaz, gaz-sıvı ve sıvı-sıvı evreleri arasındaki değişik dağılımlarına dayanan bir çözümleme yöntemi.
YAYINDA
Herhangi bir izlencenin yayınlanmakta olduğunu ya da herhangi bir televizyon yayın aracının yayın için çalışmakta olduğunu belirten deyim.
YAYINBALIĞIGİLLER
Arakonakçı olarak önemli türleri de bulunan balıklar familyası. (Siluridae),türleri iyi bilinirler.
YAYINDIRMA
Bir ışığı, pürüzlü bir yüzeyde yansıtma.
YAYINDIRMAK
Kümes hayvanlarını, kuşları barınaklarından soğutmak: Çocuklar tavuklarımızı yayındırdılar; kümese gelmiyorlar. Belirsiz, bulunmaz, bilinmez hale getirmek.
YAYINEVİ
Dergi, kitap vb.ni yayımlayan veya satan kuruluş.
YAYINÇARIĞI
Yayınbalığının yavrusu.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAYIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FLAŞ
Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.
KAYNAKÇA
Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser, bibliyografya, bibliyografi.
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.
GAZETE
Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın. Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer.
LEKTÖR
Okutman. Yayınevlerinde yayımlanması düşünülen eserleri inceleyerek değerlendiren kimse.
HABER
Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
MAGAZİN
Halkın çoğunluğunu ilgilendirecek, çeşitli konulardan söz eden, bol resimli yayın. Genellikle sanat, eğlence ve spor dünyasında tanınmış kişilerle ilgili haber ve yorum.
DİZİN
Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist. Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser. Kitaplık, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste.
KATALOG
Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.
DİSKJOKEY
Radyo ve diskoteklerde müzik yayınlarını plak veya ses bantları aracılığıyla yöneten kimse.
DEMEÇ
Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat.
ESER
Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.
ÇOKSATAR
En çok satılan yayın.
BASIN
Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
HABERCİ
Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.
KİRİŞ
Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.
CANLI
Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.