Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yayma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yayma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yayma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yayma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAYMA
YAYMA
Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAYMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİRGEN
Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.
NEŞRETMEK
Yaymak, dağıtmak, saçmak. Yayımlamak.
BURCUMAK
Güzel koku yaymak.
HAVARİ
Yardımcı. Bağlı olduğu önderinin düşünce ve inançlarını yayan kimse. Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri.
SESYAYAR
Sesleri radyo dalgaları aracılığıyla yayma aleti.
ISIYAYAR
Bir akışkanda ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan alet, konvektör.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
MİSYONER
Bir dini, özellikle Hristiyanlığı yaymakla görevli kimse. Kendini herhangi bir düşünceyi, bir ülküyü yaymaya adayan kimse.
SAÇMAK
Bir şeyi ortalığa dağıtmak, dökmek. Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak. Işık ve ısı yaymak.
BİREYSELLEŞTİRME
Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.
ESTOMP
Kara kalem resimde çizgiyi veya pastel boyasını yaymak için kullanılan, kendi üzerine sarılmış kâğıt veya deri.
GAZA
İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olan kutsal savaş.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
DİNCİ
Dinî görüşleri her alana yaymak isteyen kimse.
SERMEK
Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.
DİRGENLEMEK
Dirgenle yaymak.
PROPAGANDA
Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca.
DİRENLEMEK
Dirgenle yaymak.
İFŞA
Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.