Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yaygara" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yaygara ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yaygara olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yaygara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAYGARA
YAYGARA
Gereksiz olarak yüksek sesle bağırıp çağırma. Şikâyet, sızlanma.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAYGARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CENGEME
Gürültü, yaygara, ağız kavgası.
BAĞIRTGAN
Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü. Çok ağlayan çocuk.
CANGAMA
Gürültü, yaygara, ağız kavgası. Boşboğazlık, konuşmuş olmak için konuşma.
CARGAMA
Gürültü, yaygara, ağız kavgası.
BAĞUTLAN
Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü.
CARCAR
Geveze, yaygaracı. Çingene. Geveze, dedikoducu. Döven. Un ve bulgur çekilen makine. Kışın avlanan boz renkli Bir kuş. Tekerlekli döğen.
BAARTLAK
Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü.
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).
BAĞIRTLAH
Yabani ördeğe benzeyen, gece çok öten, koyu kurşuni renkli bir av kuşu. Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü. Asabi, titiz, sert.
ALAKUŞ
Yaygaracı, palavracı. Baş örtüsü. Tavus kuşu. Mardin ilinde, Akıncı bucağına bağlı bir bölge. Mardin şehrinde, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli şehri, Gedikler nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
VAYVAYCI
Yaygaracı.
VAYVAYCILIK
Yaygaracılık.
ALAVIŞ
Yüksek alev, çalı, ot ateşi. Gürültü, patırtı, şamata, boğuşma, yaygara. Mübalâğa.
YAYGARACILIK
Yaygaracı olma durumu, şirretlik.
BAĞRIK
Çığlık, feryat, yaygara.
ALAMAT
Şamata, yaygara.
ŞİRRETLİK
Şirret olma durumu, yaygaracılık. Şirretçe davranış.
ÇAĞRIŞMAK
Birbirini çağırmak. Hep birden bağırarak yaygara etmek.
BAĞLIKÇI
Bağırmayı âdet edinen, yaygaracı.
BAATLAH
Bir çeşit kus. Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü.