YAVA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yava" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. yava ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yava ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yava olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YAVAŞLAYABİLMEK, YAVAŞLATABİLMEK

14 harfli kelimeler

YAVAŞLAYABİLME, YAVAŞLATABİLME, YAVANLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

YAVANLAŞTIRMA, YAVAŞLATILMAK

12 harfli kelimeler

YAVAŞLATILMA

11 harfli kelimeler

YAVAŞSINMAK, YAVANLAŞMAK, YAVAŞLATICI, YAVAŞLATMAK

10 harfli kelimeler

YAVAŞCALAN, YAVAŞLATIM, YAVAŞLATMA, YAVAŞLAMAK, YAVAŞITMAK, YAVAŞÇACIK, YAVALANMAK, YAVANLAŞMA, YAVANSAMAK, YAVANSIMAK, YAVANCIMAK, YAVAŞLİYİN

9 harfli kelimeler

YAVAŞCANA, YAVAŞILIK, YAVAŞIMAK, YAVAŞLAMA

8 harfli kelimeler

YAVAŞLIK, YAVAŞTIN, YAVAŞMAK, YAVAŞLAR, YAVAŞBEY, YAVANNIH, YAVANLIK

7 harfli kelimeler

YAVALIK, YAVAŞAK, YAVAŞIK, YAVAŞÇA, YAVAŞLI

6 harfli kelimeler

YAVAŞI, YAVAŞU, YAVAŞA, YAVANI, YAVACI

5 harfli kelimeler

YAVAŞ, YAVAS, YAVAR, YAVAN

4 harfli kelimeler

YAVA

Bazı kelimelerin anlamları

YAVA

Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YAVAŞLAYABİLME

Yavaşlayabilmek işi.

YAVAŞLATMAK

Yavaşlamasını sağlamak, yavaşlamasına yol açmak, hızını kesmek.

YAVAŞLATABİLMEK

Yavaşlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAVAŞLATILMA

Yavaşlatılmak işi.

YAVAŞLATABİLME

Yavaşlatabilmek işi.

YAVAŞSINMAK

Yavaşlar gibi olmak.

YAVAŞLATMA

Yavaşlatmak işi.

YAVAŞLATICI

Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Nötronların hızlarını azaltabilen fakat nötron tutma eğilimi olmayan (ağır su içinde döteryum, berilyum, grafit gibi) düşük atom kütleli maddeler. Fizyon tepkimesinde ortaya çıkan yüksek enerjili nötronları yavaşlatarak, fizyonu azaltan madde. (moderatör) Zincir tepkimesinin en iyi koşullarda oluşmasını sağlamak amacıyla, hızlı nötron yayınımını yavaşlatarak 20000 km/ s'den 2 km/s'ye indirmeye yarayan grafit, hafif su ya da ağır su oluşumlu madde.

YAVANLAŞTIRMAK

Yavan duruma getirmek.

YAVAŞLATILMAK

Yavaşlatma işi yapılmak.

YAVAŞLAYABİLMEK

Yavaşlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAVAŞCALAN

Yavaşça.

YAVANLAŞMAK

Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.

YAVANLAŞTIRMA

Yavanlaştırmak işi.

YAVAŞLATIM

Bir fiziksel ya da kimyasal olayın yürümesini engelleme ya da durdurma.

  -   -   -  

Anlamında YAVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

AHESTE

Yavaş, ağır. Yavaş, ağır bir biçimde.

ÇİSELEMEK

Yağmur yavaşça yağmak.

ÇABUK

Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

AHMAKISLATAN

Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

BURUNDURUK

Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa.

BİNDİRİM

Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

FRENLEMEK

Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.

BUKALEMUNGİLLER

Sürüngenler sınıfının renklerini bulundukları yerin rengine uyduran, hareketleri yavaş, bukalemun türlerini içine alan bir familyası.

DAĞILMAK

Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

ANDANTE

Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

DUYUMSAMAZLIK

Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.

GİDEREK

Yavaş yavaş, derece derece, gittikçe, tedricî olarak, tedricen.