Kelimeler arşivi içinde; başında "yassı" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. yassı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yassı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yassı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YASSILAŞTIRMAK
YASSILAŞTIRMA
YASSIKURTLAR, YASSIGADAYİF, YASSIEYNİHAN, YASSICAGELEN
YASSITEBERİ, YASSILANMAK, YASSILAŞMAK, YASSILATMAK
YASSICABEL, YASSILATMA, YASSIÇAVAK, YASSIDEMİR, YASSIBULAK, YASSILANMA, YASSIGEÇİT, YASSIGELEN, YASSIBAHÇE, YASSIHÜYÜK, YASSILTMAK, YASSILAMAK, YASSIKIŞLA, YASSIPINAR, YASSILAŞMA
YASSITEPE, YASSIÖREN, YASSILTMA, YASSILMAK, YASSIKAYA, YASSIKARA, YASSIGÜME, YASSIÇALI, YASSIAĞAÇ, YASSIAĞIZ, YASSILAMA, YASSIALAN
YASSIBEL, YASSITAŞ, YASSIÖRS, YASSIMAK, YASSIBAĞ, YASSILMA, YASSILIK, YASSIÇAL
YASSICA
YASSI
YASSI
Yayvan ve düz.
YASSICABEL
Sivas şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YASSIGADAYİF
Yassıkadayıf.
YASSILANMAK
Yassı duruma gelmek, yassı olmak.
YASSIKURTLAR
(Plathelminthes),olmak üzere 3 takımı içine alır.
YASSIÇAVAK
Bir çeşit tatlı su balığı.
YASSICAGELEN
Yassıca, yassı gibi.
YASSIEYNİHAN
Kütahya şehri, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YASSILAŞMAK
Yassı duruma gelmek, yassı olmak, yassılmak.
YASSILATMA
Yassılatmak işi.
YASSITEBERİ
Yassı sap yapmağa yarayan tenekeci aracı. (Yalvaç Isparta).
YASSIBULAK
Iğdır ilinde, Tuzluca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YASSILATMAK
Yassılama işini yaptırmak.
YASSILAŞTIRMA
Yassılaştırmak işi.
YASSIDEMİR
Semerin çukur kısımlarına keçe yerleştirmek için kullanılan küçük demir parçası. (Senirkent Isparta).
YASSILAŞTIRMAK
Yassı duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YASSI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.
DİLİM
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Radyatör parçalarından her biri.
DENİZANASI
Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.
DALSI
Dalı andıran, dala benzeyen, dal gibi. Görevi, biçimi ve durumu yaprağa benzeyen yassı (dal).
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
HADDEHANE
Büyük yassı levhaların eritildiği, merdanelerden geçirildiği yer.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
EZİK
Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.
BASIK
Basılmış, yassılaşmış. Çok yüksek olmayan, alçak. Kısık.
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
DİLCİK
Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı. Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm. Üflemeli çalgılarda, org borularında kamış, tahta veya metalden yassı parça.
DÜZLEM
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.
DİLMEK
Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek. Yarmak.
GONDOL
Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
ÇUVALDIZ
Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).