YASAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yasak" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. yasak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yasak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yasak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YASAKLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

YASAKLAYICILIK, YASAKLAYABİLME

11 harfli kelimeler

YASAKCIBAŞI, YASAKLAYICI, YASAKLANMAK, YASAKLATMAK

10 harfli kelimeler

YASAKSAVAN, YASAKÇILIK, YASAKLAMAK, YASAKLANIŞ, YASAKLANMA, YASAKLATMA

9 harfli kelimeler

YASAKALTI, YASAKLAMA

8 harfli kelimeler

YASAKLIK, YASAKSIZ

7 harfli kelimeler

YASAKÇI, YASAKLI

5 harfli kelimeler

YASAK

Bazı kelimelerin anlamları

YASAK

Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet. Yapılmaması istenmiş olan, yok, memnu, haram.

YASAKCIBAŞI

Baş muhafız, zabıta amiri.

YASAKLAYABİLME

Yasaklayabilmek işi.

YASAKLAYICI

Yasaklama, önleme niteliği olan, engelleyici.

YASAKÇILIK

Yasakçı olma durumu.

YASAKLANMAK

Yasak edilmek, yapılmaması buyrulmak veya istenmek, yapılması engellenmek, önlenmek, menedilmek, alıkonulmak.

YASAKLAYABİLMEK

Yasaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YASAKLATMAK

Yasaklama işini yaptırmak.

YASAKALTI

Polis gözetim yeri, karakol.

YASAKLANMA

Yasaklanmak işi.

YASAKSAVAN

Kolay ve ucuz elde edilip, armağan verilen şey.

YASAKLAMA

Yasaklamak işi.

YASAKLAYICILIK

Yasaklayıcı olma durumu.

YASAKLATMA

Yasaklatmak işi.

YASAKLANIŞ

Yasaklanma işi.

YASAKLAMAK

Bir şeyin yapılmamasını buyurmak veya istemek.

  -   -   -  

Anlamında YASAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YASAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NEHİY

Bir işin yapılmasını yasak etme, engelleme, menetme.

İHRAM

Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

MENHİYAT

Din yasakları.

HARAM

Din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtı. Yasak.

HAZİRE

Etrafı çitle çevrili ve girilmesi yasak yer. Cami, türbe, tekke vb. yerlerde çevresi parmaklıklarla çevrili mezar yeri.

MEMNU

Yasak.

HALVETHANE

Saraylarda girilmesi yasak olan oda. Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda.

MENOLUNMAK

Yasaklanmak.

MEKRUH

İslam dininde, dinî bakımdan yasaklanmadığı hâlde yapılmaması istenen. İğrenç, tiksindirici.

KAÇAK

Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.

ALIKONULMAK

Alıkoyma işine konu olmak. Yasaklanmak.

MEN

Yasaklama. Engel olma.

MEMNUİYET

Yasaklık.

KAPATMAK

Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. Bir kadınla nikâhsız yaşamak. Herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. Kapamak.

ENSEST

Aile içi yasak ilişki.

HELAL

Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı. Kurallara, geleneklere uygun olarak. Kurallara, geleneklere uygun. Nikâhlı eş.

MENEDİLMEK

Yasak edilmek, yasaklanmak. Önüne geçilmek.

MENETMEK

Yasaklamak. Engel olmak.

OTORİTE

Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı ya da gücü, yetke, sulta, velayet. Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse. Siyasi veya idari güç.