Kelimeler arşivi içinde; başında "yarlığ" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. yarlığ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yarlığ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yarlığ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YARLIĞ
Yasa. Koruyan. Ferman, irade, buyrultu.
YARLIĞAMAK
Bağışlamak, korumak.
YARLIĞAN
Taştan, tuğladan, kerpiçten yapılan ocak, maltız. Pişmiş yemeğin, sıcaklığını koruması için tencereyle konulduğu yer. Yarılan yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YARLIĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖR
Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.
SİNİR
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.
DUYARLAŞTIRICI
İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
DUYARLI
Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.
TEPİLENİM
Belirli bir davranışı yapma zorunluluğu duyma. (Tepkiyi ortaya çıkaran uyaranlara karşı kişinin özel bir duyarlığı olur.).
DUYGUCULUK
Yazında duygunun ya da duyarlığın önderliğini benimsemiş görünme. Ör:J.J. Rousseau' nun duyguculuğu.
SÜPERORTİKON
Süperortikon ışıtaçlı alıcı. Duyarlığı ortikon ışıtaçtan daha yüksek olan ışıtaç.
VERNİYE
Doğrusal veya dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzen.
EŞEVRECİLİK
Fransa'da XX. yüzyıl başlarında ortaya çıkan, yalnız kişisel duyarlığı değil, onunla birlikte kalabalığın ve evrenin de duyarlığını belirtmek isteyen, ama başarısızlıkla sonuçlanan bir koşuk çığırı.
TIPKILIK
Bir ses okuma dizgesinin yinelenim duyarlığının ölçüsü. (12.000 Hz'e kadarki yinelenimleri bozulmaya uğratmadan verebilen ses okuma dizgeleri bu nitelikte sayılır).
DUYGULU
Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, duyar, hassas.
DUYARLIKLI
Duyarlığı olan, hassasiyetli.
NASIRLAŞMAK
Nasır oluşmak. Duyarlığını yitirmek.
EASTMANCOLOR
ABD'deki Eastman Kodak üretimliğinin, Kodachrome ile Ektacolor'dan geliştirdiği renkli film işlemi. (Tek taban üzerinde üç ayrı renge duyarlığı olan üç duyarkat temeline dayanır. Technicolor gibi özel bir alıcı gerektirmeyen Eastmancolor'un herhangi olağan bir 35 mm'lik alıcıda kullanılabilmesi, bu renkli film işleminin birdenbire çok yaygınlaşmasını sağlamıştır).
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
DUYGUSUZ
Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz. Katı yürekli, umursamaz, hissiz.
KEÇELEŞMEK
Telleri birbirinin içine girip karışarak ayrılmaz olmak. Deri pürüzlü duruma gelmek, keçe gibi olmak. Vücudun bir yeri uyuşup duyarlığı azalmak.
DUYUMÖLÇER
Derinin duyarlığını ölçmeye yarayan alet.
SENİL
Yaşlılıkla ilgili, yaşlanmayla ilgili olan. Yaşlılığın neden olduğu, ihtiyarlığa bağlı olan.