Sonu YARANMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yaranma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yaranma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yaranma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yaranma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YARANMA

Yaranmak işi.

  -   -   -  

Anlamında YARANMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YARANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YALDANMAK

Aldanmak. Aldanmak, kanmak. Yaltaklanmak, tebasbus ve riyakârlık etmek, yaranmak, hoşa gidecek hareketler yapmak.

JURNALCİ

Jurnal ederek yetkililere, yöneticilere yaranmaya çalışan kimse.

KOLTUKLAMA

Koltuklamak işi. Yaranmak için birine söylenen övücü söz, kompliman.

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

YARANABİLMEK

Yaranma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YARANDIRMAK

Yaranma işini yaptırmak. Atı, gezdirerek, yemini suyunu azaltarak zayıflatıp, koşuya hazırlamak. Saydırmak, sevdirmek. Egzersiz yaptırarak atı harbe hazırlamak.

ETEKLEMEK

Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak. Yaranmaya çalışmak, dalkavukluk etmek.

ŞİPİLEMEK

Sözü, saklanan yere ulaştırmak, kovulamak. Birine yaranmak amacıyla muştulamak. Sözü, olayı ilgili yere, kimseye bildirmek.

ŞILLIHLANMAK

Yaranmak istemek.

PEŞKEŞ

Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey.

MÜDANA

Yaranmaya, iyi görünmeye çalışma.

KASİDECİ

Kaside yazan şair. Birine yaranmak amacıyla aşırı övgüde bulunan kimse.

YARANIŞ

Yaranma işi.

KAVUKÇU

Kavuk yapan veya satan kimse. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse.

ŞİPLEMEK

Sözü, saklanan yere ulaştırmak, kovulamak. Birine yaranmak amacıyla muştulamak. Sözü, olayı ilgili yere, kimseye bildirmek.