Sonu YAPIŞTIRMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yapıştırma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yapıştırma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yapıştırma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yapıştırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAPIŞTIRMA

Yapıştırmak işi. Yapıştırarak yapılan. Gelinlerin yüzüne yapıştırılarak yapılmış olan süs.

  -   -   -  

Anlamında YAPIŞTIRMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAPIŞTIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LÖKLEMEK

Lökle yapıştırmak.

BAZLAMAK

Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.

RASPALAMAK

Raspa kullanarak boyaları, pasları kazımak, pürüzleri gidermek veya iki yüzeyi birbirine yapıştırmak, oturtmak.

KOLA

Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).

YAPIŞTIRICI

Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne, yapışkan. Filmlerin yapıştırılması işinde kullanılan cihaz.

TUTKAL

Deri, kıkırdak vb. hayvansal maddelerden elde edilen, katılaşıp sertleşme özelliğiyle tahta, kâğıt vb. yapıştırmaya yarayan madde.

SELOTEYP

Yapıştırma işlerinde kullanılan, ince, saydam, bir yüzü yapışkan şerit, selobant.

KAPLAMAK

Her yanını örtmek, istila etmek. Doldurmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Doldurmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Çepeçevre sarmak, kuşatmak.

ISLATICI

Yapıştırmadan önce pulları, zarfları, etiketleri ıslatmaya yarayan araç.

PULLAMAK

Üzerine pul yapıştırmak. Süslemek.

YAPIŞTIRILMAK

Yapıştırma işi yapılmak.

KÖŞEBENT

Bir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt. Birleşen iki kereste vb.ni tutturmaya yarayan, dik açı biçiminde bükülmüş demir, L demiri.

BANT

Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

KAYNAK

Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

TUTKALLAMAK

Tutkal sürmek, tutkalla yapıştırmak.

DİKİŞSİZ

Dikişi olmayan. Yapıştırma yoluyla yapılmış.

LEHİMLEMEK

Lehimle yapıştırmak, lehimle tutturmak. Bağlamak.

BANTLAMAK

Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak.

IRAPAT

Üzerine konan ekmek hamurunu tandır duvarına yapıştırmakta kullanılan içi yün dolu yuvarlak yastık. (Gürün Sivas).

GADAHLAMAH

Dağılmış parçaları bir araya toplamak, yapıştırmak.