Kelimeler arşivi içinde; başında "yapılabilme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. yapılabilme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yapılabilme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yapılabilme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAPILABİLME
Yapılabilmek işi.
YAPILABİLMEK
Yapılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAPILABİLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OLURU
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat. Bir işin yapılabilmesini sağlayacak çıkar yol.
GAYIT
Bir işin yapılabilmesi için gerekli olan araç, gereç. Kışlık yiyecek, yakacak hazırlığı, düğün hazırlığı gereçleri. Ekmekle beraber yenen yiyecek. Nesne, şey. İş. Parça.
GEREKMEK
Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.
FOREKS
Uluslararası döviz piyasası. Döviz alım satımı ile para kazanma sanatıdır. Döviz dışında altın, gümüş, petrol, hisse senedi ve tahvil alım satımını da kapsamaktadır. Tüm forex işlemleri internet üzerinden yapılabilmekte, hatta cep telefonu ile bile kontrol edilebilmektedir.
HESAP
Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.
ÖDENEK
Bir iş için ayrılan belli para, tahsisat. Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni. Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.
STADYUM
Takım oyunları, atletizm karşılaşmaları ve çeşitli törenlerin yapılabilmesi, seyircilerin de bunları izleyebilmesi için elverişli oturma yerleri olan alan, stat.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
İSTER
Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.