Kelimeler arşivi içinde; başında "yanıl" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. yanıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yanıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yanıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YANILTMACILIK, YANILTABİLMEK
YANILABİLMEK, YANILTICILIK, YANILTABİLME
YANILABİLME
YANILAŞMAK, YANILTMACI, YANILTMACA
YANILTMAK, YANILTMAÇ, YANILTICI, YANILSAMA, YANILMACA
YANILMAZ, YANILMAK, YANILTMA
YANILTI, YANILMA, YANILLI, YANILIŞ, YANILIM, YANILGI
YANIL
YANIL
Kırmızı, pembe, pembeleşmiş. Kulakları sarı ya da kahverengi keçi.
YANILTMAÇ
Karşıdakini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz. Yanıltmaca.
YANILABİLMEK
Yanılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YANILMACA
İyi kurulu oyun yapısında, oyun kişilerinin ayrı şeyleri söylerken aynı şeyi konuştuklarını sandıkları sahne. Birini başkası veya bir şeyi başka bir şey sanmaktan doğan yanlışlık, ki bir takım eserlerin konularına girer. Oyun gereği, bir oyun kişisinin söylenen bir sözü ya da konuşmayı yanlış anlamasından doğan karışıklık.
YANILSAMA
Yanlış algılama ve duyu yanılması. Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama, galatıhis, illüzyon.
YANILAŞMAK
Tartışmak.
YANILTMAK
Yanılmasına yol açmak.
YANILTICILIK
Yanıltıcı olma durumu.
YANILTICI
Yanıltma özelliği olan, sofistike.
YANILMAZ
Mardin şehrinde, Dargeçit ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Siirt kenti, Eruh ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YANILTABİLME
Yanıltabilmek işi.
YANILTABİLMEK
Yanıltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YANILTMACI
Yanlış yargılamada bulunan kimse.
YANILABİLME
Yanılabilmek işi.
YANILTMACILIK
Yanıltma işi yapma. Bilimsel bir gerekçe olmaksızın veri veya sonuçlar üzerinde değişiklik yapma veya nedeni olmaksızın veri atlama.
YANILTMACA
Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme, mugalata. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, mugalata. Çabuk çabuk söylenmesi sırasında karışıklığa, dil dolaşmasına ve anlam değişmesine uğrayan söz grubu, yanıltmaç. Yanıltmaya dayanan davranış, yanıltıcı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde YANIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
DAYANILMAZLIK
Dayanılmaz olma durumu.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
FALSO
Yanlış davranış. Yanlışlık, hata. Bir parça çalınır veya söylenirken yapılmış olan nota yanlışlığı. Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.
ANAKRONİZM
Tarih yanılgısı.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
GALATIHİS
Yanılsama.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
ANAKRONİK
Çağı geçmiş, çağa uymaz, eskimiş. Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunan.
ÇOĞUNLUKLA
Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.
HATA
Yanlış. Suç, günah, kusur. İstemeyerek ve bilmeyerek yapılmış olan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı.
DİYALOG
Karşılıklı konuşma. Oyun, roman, hikâye vb. eserlerde iki veya daha çok kimsenin konuşması. Konuşmaya dayanılarak yazılmış eser. Anlaşma, uyum sağlama veya bu yolda çalışma.
DAYANAK
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.
BASİRET
Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.
DAYANILMA
Dayanılmak işi.
GALAT
Yanlış kelime ya da söz. Yanılma.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.