YANGIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yangın" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. yangın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yangın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yangın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YANGINALAYI, YANGINCILIK

9 harfli kelimeler

YANGINLIK

8 harfli kelimeler

YANGINCI, YANGINLI

6 harfli kelimeler

YANGIN

Bazı kelimelerin anlamları

YANGIN

Zarara yol açan büyük ateş. Hastalıkta ateş. Coşkunluk. Tutkun, düşkün, âşık.

YANGINCILIK

İtfaiyecilik.

YANGINCI

İtfaiyeci.

YANGINLI

Büyük bir kaza yüzünden üzüntülü, yaslı.

YANGINLIK

Sevi. Sevimli. Tandırlarda mitilin altına konulan birinci örtü.

YANGINALAYI

Saksıda yetişen, kırmızı renkli çiçeği boru biçiminde olan bir bitki. Sıraya dizilip ip atlama (çocuk oyunu).

  -   -   -  

Anlamında YANGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YANGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADDEĞİŞİ

(Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.

KUNDAKÇI

Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.

İTFAİYE

Yangın söndürme kuruluşu. İtfaiye aracı.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

PİROMANİ

Yangın çıkarma hastalığı.

DİLKEMLEĞİ

Yağmur, dolu, yangının yaptığı zararın dar bir alanda uzayıp gitmesi.

ABARIK

Telaş, heyecan ünlemi: Arkadaşlar yangın var, abarık!.

NAPALM

Yangın bombalarının doldurulmasında kullanılan, alüminyum veya sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde.

İTFAİYECİLİK

İtfaiyecinin yaptığı iş, yangıncılık.

MOLOTOFKOKTEYLİ

Bir şişeye birtakım yanıcı maddeler doldurularak yapılan, fitilli bir tür yangın bombası.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

İTFAİYECİ

Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.

KUNDAK

Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.

KÖŞKLÜ

Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.

BASIKDIRMAK

Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.

ÇAMURLAMA

Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.

SÖNDÜRÜCÜ

Yangın söndürücü. Yangınları söndürmeye yarayan.

TULUMBACI

Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.

EKSUDASYON

Yangının başlangıcında, kan plazmasının damarların dışına sızarak yangı bölgesinde birikmesi.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.