Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yamamak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yamamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yamamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yamamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAMAMAK
Yama koyarak onarmak, yamalamak. İstenmeyen kimseyi birine zorla vermek. İstenmeyen şeyi birine mal etmek.
GUMAŞLAYAMAMAK
Zengin olamamak.
GELİYAMAMAK
Gelmemek: Sen istersen git, ben geliyamam.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAMAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
YAVŞURMAK
Yapıştırmak, yamamak, intibak ettirmek.
VARLIKÇILIK
İkinci Dünya Savaşının sonunda, Fransız yazarlarından Jean - Paul Sartre tarafından kurulmuş özel bir edebiyat çığırıdır. Bu çığır, insanın varlığı ve hürlüğü tek gerçek olduğu halde onu saran dünyayı bir türlü anlıyamamaktan doğan umutsuzluk ve bezginlik içinde hayatı tatsız ve saçma bulması müşahedesine dayanır.
HAMARTİA
Aristoteles'e göre, tragedya kahramanının düştüğü bir yanılgı yüzünden talinide bir dönüş olmasıyla ortaya çıkan acılı durum. Tragedyada düğümler hamartia ile atılır. Tragedyada, durumu sezememekten, anlayamamaktan doğan yanılma ve onun gelişmesi; Aristoteles'e göre tragedyadaki çatallaşmanın nedeni bu yanılmadır.
İGİNMEK
Bir yazıyı iyi okuyamamak.
KİYİŞEMEMEK
Kıyamamak.
YAMSAMAK
İki şeyi birbirine çatmak, yamamak.
BERKİŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak. Bastırmak (kelimelere). Söküğü dikmek, yamamak. Sağlamlaştırmak.
ABAMAK
Çirkin bir kızı veya kötü bir malı kandırma yoliyle birine yamamak. Bir şeyi birisine zorla vermek. Yüklemek: Suçu benim üzerime abadılar. İftira etmek. Menetmek, alıkoymak: Bu adamı işinden abadım. Muhalefet etmek, dayatmak. Giyilecek bir şeyi omuza atmak.
GADAMAK
Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.
GETİREMEMEK
Anımsayamamak.
ÜZGÜLENMECİLİK
Genel olarak kötülemek, üzgülemek ve hor görülmekten haz duymak. Kendisi ya da başkası acı veren işlemlere konu olmadıkça, cinsel istek ve gerilim duyamamak. (Freud) Kişinin yıkıcı ya da yok edici eğilimlerini kendi benliğine yöneltmesi.
KAMAMAK
Kapatmak. Kilitlemek. Perçinlemek, tutturmak, pekiştirmek. Yamamak. Birini eleştirmek. Desteklemek : Senin sözleri ben kamadım. Yakalamak, bir yerde kıstırmak (bir kimseyi): Düşmanı orada kamadım. Örtmek, kapamak (kapı, pencere ve benzerleri için). Bıçak, çakı ve benzerleri araçların ağzını kapatmak, ucunu gizlemek. Birini bir yere sıkıştırmak. Çivilemek, perçinlemek, çakmak.
KITLAŞMAK
İhtiyacı karşılayamamak, kıt duruma gelmek.
ZOĞUTMAK
Korkup kıpırdayamamak.
YAMAMA
Yamamak işi.
YARKAMAK
Yamamak (çoğunlukla, yamamakla birlikte kullanılır).
ÇÖZELEMEK
Yemeğe tuz, baharat, salça koymak, saçmak. Sökmek. Yamamak.
PİCELMEK
Uykusu kaçıp yeniden uyuyamamak.