Kelimeler arşivi içinde; başında "yamadı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. yamadı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yamadı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yamadı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAMADI
YAMADI
Burdur şehrinde, Gölhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAMADI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ISMAK
Kısmak, sıkmak, kıvırmak, büzmek. Yağmur suyunu emen toprak sertleşmek: Bağ dikeceğimiz yer ıstığı için çapalayamadık. Çekirdeğin içini çıkarmak. Ağzını sımsıkı tutmak. Ağzını sımsıkı kapamak.
NECAP
Nasıl, ne biçim : Bu necap iş anlayamadım.
ÇOKTANRICILIK
Türlü biçimlerde tasarımlanan ve türlü işlevleri olan birden çok tanrıya inanma; bu inanma çevresinde toplanan kutsal törenler, tapınmalar ve işlemler. İlkel İnsanların açıklayamadıkları ve karşısında yenik düştükleri her doğa gücünü tanrılaştırıp onun koruyuculuğunu elde etmeğe çalışmaları.
BADAK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SÜFER
Bir çift hayvanın taşıyamadığı arabaya iki çift koşma durumu.
GADAMAK
Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.
DOĞAÖTESİ
Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların sebeplerini ve temellerini araştıran felsefe, fizikötesi, metafizik. Akıl ve sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri veya mutlak bilgiyi konu alan felsefe, fizikötesi, metafizik. Bu felsefeyle ilgili olan.
TIRIKLAMAK
Sürgüne yakalanmak. Haber vermeden almak : Bu ay ondan para tırıklayamadım. Çok zayıflamak. Aşırmak, çalmak.
EĞ
Vücuttaki eklem yerleri. Parmak boğumu. Peki, öyle olsun anlamında. Etek: Eğinden aldım yakasına yamadım. Araba dingili.
HEFTİK
Boşluk, işsizlik: Şimdiden sonra iş kalmadı artık heftikle vakit geçireceğiz. Kuruntu, vesvese, endişe: Bu gece uyuyamadım heftik sardı beni. Ruh: Heftiğim daraldı. Peş, arka: Ne heftine düşüyor.
HALAYLAMA
Vahşi hayvanları kaçırmak için bağırma: Bir ayı gördüm çok korktum, halaylıyamadım.
KIMÇINMAK
Yaşlı ya da dişsiz hayvan, otu kavrayamadığı için salyasını akıtarak otlamağa çalışmak : Zavallı kuzular kımçındılar kımçındılar karınlarını doyuramadılar.