YAKIŞIKLI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yakışıklı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. yakışıklı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yakışıklı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yakışıklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAKIŞIKLI

Güzel, gösterişli (erkek).

YAKIŞIKLILIK

Yakışıklı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında YAKIŞIKLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAKIŞIKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIVRAK

Canlı, hareketli, atik. İnce tülbent ya da ipekli başörtüsü. Güzel, şık, yakışıklı. Aceleci. Akıcı, işlek. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.

CIMBUT

Filiz, sürgün. Genç, gelişmiş. Yakışıklı: Şuna bak ne cımbut delikanlı.

ÇİVLEZ

Yakışıklı.

AYNALI

Aynası olan. Parlak yüzlü, yakışıklı, güzel.

FİLİNTA

Namlusu kısa, kurşun atan bir tür küçük tüfek. Güzel, yakışıklı.

KIYAK

Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

CİVAN

Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın. Genç ve yakışıklı.

KOSTAK

Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. Yiğit, kabadayı, yürekli.

ÇİĞLEZ

Yakışıklı. Yakışıklı, ince, uzun boylu.

YORDAMLI

Yakışıklı. Elinden iş gelen, becerikli.

BALACAN

Yiğit, yakışıklı. Sevgili, canım, yavrum: Balacan neye hiç gelmisen. Kadan, balan ben olam balacan.

AYNACIKLI

Yakışıklı. Yünden örülmüş erkek çorabı.

LEVENT

Osmanlı donanmasında ve kıyılarında görev yapan asker sınıfı. Dokuma tezgâhlarında üzerine çözgü ipliği veya ham kumaş sarılan, takılıp çıkarılabilen, ahşap veya metalden yapılmış, makara biçiminde büyük silindir. Boylu boslu, yakışıklı (kimse). Uzun.

BİRTAN

Sabahın ilk aydınlığı gibi yakışıklı olan.

ALAŞA

Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).

AYBEY

Ay gibi güzel olan yakışıklı bey.

AYBEK

Ay gibi güzel ve yakışıklı olan bey. Hindistan'daki Türk Memlûkleri Devletinin kurucusu. (Ö. 1210).

YALABIK

Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. İkiyüzlü, kaypak. Güzel, yakışıklı, sevimli. Parlak, parıltılı, ışıltılı. Şimşek.

YAKIŞIK

Uygunluk, yaraşma. Yakışıklı delikanlı.

LEVENDANE

Levende yakışır bir biçimde, yakışıklı ve gösterişli bir tarzda.