YAKIŞTIRMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yakıştırma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. yakıştırma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yakıştırma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yakıştırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAKIŞTIRMA

Yakıştırmak işi.

YAKIŞTIRMACA

Herhangi bir sebeple ortaya atılan, uydurma (söz).

YAKIŞTIRMAK

Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak. Uygun ve yerinde görmek. Uydurmak. Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak.

  -   -   -  

Anlamında YAKIŞTIRMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAKIŞTIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İZAFE

Bir şeye veya bir kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma. Katma, ekleme, ilave etme.

YAKIŞTIRABİLMEK

Yakıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEKLEMEK

Çekmek: Nermin saçımı dekledi. Tahmin etmek: Dekleyebildin mi ya?. Denk getirmek, tamamlamak, denkleştirmek: Ekle dekle de şu borcunu öde. Nişan almak, doğrultmak, yöneltmek. Denkleştirmek, yakıştırmak, uyuşturmak.

KONDURMAK

Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.

YAĞŞIRMAK

Yakıştırmak, uygun görmek. Başkasının üstüne iş atmak. Yerleştirmek.

YAHUŞTURMA

Yakıştırma.

TESKELLEMEK

Yakıştırmak, yaraştırmak, denk görmek.

YEDİRMEK

Yemesini sağlamak. Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek. Ağzına yiyecek vermek, beslemek, karnını doyurmak. Bir fazlalığı herhangi bir biçimde kullanmak. Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak. Bir kimseye rüşvet vermek.

YAHIŞDUMAH

Yakıştırmak.

DÜRÜTMEK

Karar vermek. Aslı olmayan bir şeyi uydurmak, yalan söylemek. Yetiştirmek, büyütmek, meydana getirmek. Uyum sağlamak, yakıştırmak. Durulamak, soğuk suda çalkalamak: Çamaşırları dürüttüm.

YARAŞTIRMAK

Uygun görmek, yakıştırmak, tensip etmek.

YAŞIRMAK

Uygun görmek. Yakıştırmak, uygun görmek. Söz uydurmak. Sabanın demir bölümünü, ağaç bölümüne eklemek.

TASNİ

Yapma, suni. Düzme, uydurma, yakıştırma. Yapıntı.

YANŞIRMAK

Kırılan bir şeyin yerine başka birini yakıştırmak, benzetmek.

YAKIŞTIRILMAK

Yakıştırma işine konu olmak.

UYDURMAK

Uymasını sağlamak. Cinsel birleşmede bulunmak, becermek. Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak. Elde etmek, sağlamak, bulmak.

YARAŞDURMAK

Yakıştırmak.

CARAŞTIRMAK

Düzeltmek, yakıştırmak.

DÖNÜTMEK

Uyum sağlamak, yakıştırmak.