Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yakınmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yakınmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yakınmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yakınmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAKINMAK
YAKINMAK
Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak. Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAKINMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARDIKLAMAK
Durumundan yakınmak, sızlanmak. Üzülmek.
KİLEMEK
Yakınmak. Kilitlemek.
KAMSILAMAK
Birinden yakınmak.
VIZILDANMAK
Yakınmak, sızlanmak.
ŞİKATLANMAK
Yakınmak, sızlanmak.
YAKINMA
Yakınmak (I) işi. Yakınmak (II) işi, şikâyet.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
SIZLANMAK
Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.
VAHVAHLANMAK
Acınmak, yakınmak.
ŞİKAYET
Hoşnutsuzluk belirten söz veya yazı, sızlanma, sızıltı, yakınma (II), yakıntı. yakınma, yakını. -etmek: yakınmak.
SIZLAMAK
Hafifçe ağrımak. Yakınmak.
ACIZLANMAK
Sızlanmak, yakınmak.
MEĞEZLENMEK
Sürekli olarak durumundan yakınmak, sızlanmak.
GIK
"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz.
VIZILDAMAK
"Vız" diye ses çıkarmak. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınmak, sızlanmak.
SÖYLENMEK
Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.
SIZLANMA
Sızlanmak işi, yakınmak, şikâyet, şekva, tazallüm.
KIRANMAK
Nazlanmak, durumundan yakınmak.
EVZİNMEK
Yattığı ya da oturduğu yerde sağa sola dönmek. Kabına sığamamak, rahat duramamak, gereksiz yere her tarafı karıştırmak. Telaş etmek. İçten içe kıvranmak, üzülmek. Çocuk bir yerde duramamak, yaramazlık etmek. Eziyet etmek. Eğlenmek, uğraşmak. Saçma sapan konuşmak. Ellerini yere sürüştürerek aramak. Yakınmak, söylenmek.
GOMRENMEK
Kendikendine sızlanıp yakınmak.