Sonu YAKALANMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yakalanma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yakalanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yakalanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yakalanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAKALANMA

Yakalanmak işi.

  -   -   -  

Anlamında YAKALANMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAKALANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYDANALMAK

Çocuk pamukçuk hastalığına yakalanmak.

YAKALATMAK

Yakalanmasını sağlamak.

TAŞIYICI

Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.

PREVANTORYUM

Vücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu.

AİREDALETERİYERİ

İngiltere'den köken alan, büyük Teriyerler sınıfına giren, 1. yüzyılın ortalarında Working Teriyer ile Otter Hound'un birleştirmeleri sonucu geliştirilmiş, tilki sansar gibi av hayvanlarının yakalanmasında kullanılmış, tüy yapısı kalın, burnu siyah, rengi bej rengi tonlarındaki tüyler içerisine dağılmış siyah ve koyu gri, göğsünde siyahlıkla birlikte kızıl ve beyaz lekeler görülebilen, bacakları, göğsü, karın altı, başı ve kulakları bej renkli, akıllı cana yakın ve sadık, günümüzde refakat ve yardım köpeği olarak yetiştirilen, polis ve asker köpeği olma özelliklerini beraberinde taşıyan köpek ırkı.

ÇOHARLAMAK

Sıtmaya yakalanmak.

OPERASYON

Dizi eylem. Ameliyat. Güvenlik güçlerince suçluların yakalanması için düzenlenen dizi eylem.

BASILMAK

Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak. Uygunsuz durumda yakalanmak.

TUTULMAK

Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak. Birine tutkun olmak, sevmek. Tutuk duruma gelmek. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. Yakalanmak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Kapatılmak, sarılmak.

OLMAK

Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

DUTULMAH

Yakalanmak.

DUŞMAK

Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.

GEHGEH

"Nöbetli bir hastalığa yakalanmak" anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçen bir söz.

YAKALANIŞ

Yakalanma işi.

ENSELENMEK

Yakalanmak, ele geçirilmek.

KAZANMAK

Kazanç sağlamak. Tutulmak, yakalanmak. Çıkmak, isabet etmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Kendinden yana çekmek. Edinmek, sahip olmak. Yenmek, galip gelmek.

ELELLEZİ

İki takım halinde oynanan bir oyun. (Takımlardan birinden bir oyuncu, diğer takımdaki oyunculara vurabilmek için takımın içine girer, vurabildiklerine yakalanmadan kendi tarafına kaçarsa vurdukları, kaçamazsa kendisi oyun dışı edilir.).

KUDURMAK

Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak. Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek. Çok kızmak, öfkelenmek. Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak. Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek.

TUTULMAZ

Yakalanmaz, ele avuca gelmez.

ARAMA

Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.