Sonu YAKACAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yakacak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yakacak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yakacak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yakacak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAKACAK

Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, mahrukat.

  -   -   -  

Anlamında YAKACAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAKACAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BORUK

Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot.

SEMAVER

Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.

BÜRÜN

Vurgu, ezgi, durak, ulama, ton, uzunluk gibi konuşma diline özgü ögelere verilen ad. Zeytin posası. Zeytin çekirdeklerinden yapılan bir çeşit yakacak.

ARINTI

Temizlenmiş bir şeyin işe yaramıyan parçası. Tabakların, koyun ve kuzu derilerinden ikinci kez kazıyarak çıkardıkları yün, kıl artıkları. Yakacak ve kabtan başka, yemek pişirmek için gerekli bütün şeyler: Arıntı olduktan sonra yemek yapmakta bir şey mi?. Yıkanan, temizlenen çamaşır: Kızım, güneş varken şu arıntıları ser de kurusun. Deriden çıkan kıllar. (Yalvaç Isparta). Keçe yapmakta kullanılan kıl. (Bor Niğde). Yıkama sirasmda ayrılan pis yün ya da kıl parçaları. (İnhisar Söğüt Bilecik; Bor Niğde).

BAKACAK

Bir tepede çevresinin en iyi görülebildiği yüksek yer, gözetleme yeri. Balkon. Pencere. Güzel, manzaralı: Ne bakacak ördek. Evleri var bakacak, O yar beni yakacak. Evliyaların, mezarı, türbe: Çocuk hasta, bir kerede Niharuz'daki bakacağa götüreceğim. Ayna. Çevreyi en iyi gören yer, gözetleme yeri. Ayna. (Yurfındık, İnönü Eskişehir). I. Her tarafı görebilecek yer, tarassut yeri. Göz. Balıkesir şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Çanakkale şehrinde, Kacak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Bismil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Düzce ili, Gölyaka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan şehrinde, Çatalçam bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehri, Karadere bucağına bağlı bir yer. Sakarya kenti, Pamukova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun ili, Tekkeköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YAKMALIK

Yakmaya ayrılmış yakacak. Ölülerin yakıldığı yer, krematoryum.

ÇATICAK

Yakacak.

GAYİT

Kışlık yiyecek, yakacak hazırlığı, düğün hazırlığı gereçleri. Çerçeve.

CANFERLİK

Yakacak konulan büyük gömme dolap.

BERDİ

Sapı hasır, zembil, ip yapmakta, semer yastık doldurmakta ve dam örtmekte kullanılan bir çeşit saz. Yakacak olarak fırın ve hamamlarda kullanılan bir çeşit saz. Kova. Suda yetişen, kamışa benzer bir çeşit ot.

GAYIT

Bir işin yapılabilmesi için gerekli olan araç, gereç. Kışlık yiyecek, yakacak hazırlığı, düğün hazırlığı gereçleri. Ekmekle beraber yenen yiyecek. Nesne, şey. İş. Parça.

STER

Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.

MANGIR

Bakırdan yapılmış, iki buçuk para değerinde sikke. Nargile lülesine konulmak için kömür tozundan yapılan, çabuk tutuşur, tavla pulu biçiminde bir tür yakacak. Para.

ÇIRPİ

Çırpı,yakılacak dal parçaları. Çırpı; yakacak ince dal parçaları.

CATIRA

Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi.

MAHRUKAT

Yakacak.

KÜSPE

Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı. Özü alınmış meyvelerin kalan bölümü.

BALADIZ

Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki. Taze ve olgun incir.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

BORUH

Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı, ot.