Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vırcık" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vırcık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında vırcık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vırcık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VIRCIK
Ezik.
LIVIRCIK
Ezik, ezilmiş (zerdali, erik, domates, ve benzerleri yiyecekler için).
KIVIRCIK
Küçük küçük kıvrımları olan. Kıvırcık marul. Genellikle Trakya ve Marmara'da yetiştirilen, beyaz tüylü, ince kuyruklu bir tür koyun, kıvırcık koyun.
Bu bölümde tanımı içerisinde VIRCIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTRAGAN
Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.
GIVILCIMLI
Kıvırcık.
KAMÇIKUYRUK
İyi cins kıvırcık koyun.
FİLİK
Tiftik keçisi. Tiftik keçisinin yavrusu. Dişi keçi. Keçi yavrusu. Tiftik keçisinin ince, uzun, yumuşak ve parlak tüyü, tiftik. Beyaz tiftik keçisi. Bir yıllık kaz, ördek ya da tavuk. Piliç. Keklik yavrusu. Tahılın topraktan ilk yeşerip çıkan kısmı. Taze, yeşil başak. Koza. Çevresi püsküllü, dört köşe baş örtüsü. Kıvırcık saç. Keçiden elde edilen tiftik. Keçi tüyü, tiftik.
KIVIRCIKLAŞTIRMA
Kıvırcıklaştırmak işi.
KIVRAMAK
Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek. Hızlı yürümek. Harekete geçmek.
KICIK
Çam kozalağı. Koyun, keçi, kuzu. Kuyruksuz, kıvırcık koyun. Kuyruğu küçük ve içine doğru kıvrık koyun. Çok küçük, çelimsiz, ufak tefek (koyun, keçi için): Senin koyunlar hep kıcık. Kendisini sağdırmayan, kuzusuna süt vermeyen koyun. Yaşlı hayvan. Kızdırma, fit. Soysuzlaşmış, yozlaşmış : Arı olmayan dölden kıcık yavru olur. Geveze. Bir çeşit cilt hastalığı. Gıcık. Güveç. Sözünde durmayan, dönek kimse. Boğazda yanma, gıcık. Kıdıklanma.
DIĞIRCIK
Kıvırcık: Şu kızın saçları çok dığırcıktır.
DAĞLIÇ
Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun.
PERMA
Saçların uzun süre dalgalı veya kıvırcık kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant.
KARAKUL
Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül.
ÇINGA
Kıvırcık. Kıvılcım.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
GIVRIŞIK
Kırışık, buruşuk. Kıvırcık.
CIDIR
Küçük, zayıf, ince. Öfke, sinir. Öfkeyi tahrik eden nokta. İrileşmiş yara. Vücutta sık sık çıkan çıban. Kuvvet, güç. Gurur, onur. Cirit. İnsan vücudundaki kir. Titiz, sinirli. Kıvırcık.
KIRNAŞIK
Kıvırcık : Şu uşağın saçları kırnaşık. Kıvırcık.
KANİŞ
Uzun, kıvırcık tüylü bir cins köpek. Fransa'dan köken alan ve Fransa'nın ulusal köpek ırkı olarak da tanınan, Avrupa'da yaklaşık 400 yıllık bir geçmişi olan, geçmişte av köpeği olarak yetiştirilmiş, standart, minyatür ve toy olmak üzere genel özellikleri aynı yalnızca boyutları farklı üç varyasyonu olan, vücut yapısı orantılı ve kare şeklinde, tüyleri sert ya tam kıvırcık veya kordonlar şeklinde dolanarak uzayan, geleneksel biçimde tıraşı yapıldığında daha zarif, asil ve kendinden emin bir görüntü kazanan, bütün düz renklerde olabilen, gözleri oval ve ırk özelliği olarak genellikle çok koyu renkli, gözleri kahverengi olanlarda koyu kehribar renginde, kayısı renkli olanlarda ise kehribar renginde, kuyruğu geleneksel olarak ½ oranında kısaltılan, neşeli, çok zeki, duyarlı ve eğitime son derece yatkın ve bu nedenle sirklerin aranan hayvanı olan, sahibine çok düşkün, sadık ve koruyucu, günümüzde daha çok pet veya gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, pudıl köpeği. Tahtaların kenarına süs yapmakta kullanılan bir çeşit rende.
KIVIRCIKLAŞMA
Kıvırcıklaşmak işi.
KEYKİ
Kıvrık, kıvırcık : Şu kızın kirpikleri keyki.
KIVIRCIKLAŞMAK
Kıvırcık duruma gelmek.