Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vuruşma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vuruşma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında vuruşma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vuruşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VURUŞMA
VURUŞMA
Vuruşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde VURUŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖVÜŞMEK
Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Boks yapmak.
HIRIŞMAK
İnat etmek, haksız bir işte direnmek. Başkasına güvenerek tembellik yapmak. Boğuşmak, dalaşmak, vuruşmak.
SAVAŞMAK
Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.
VURUŞABİLMEK
Vuruşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇATIŞMAK
Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.
DÜELLO
İki kişi arasında, tanıklar önünde yapılmış olan silahlı vuruşma. İki siyasi, ekonomik güç arasındaki çatışma. İki kişi arasında tanıklar önünde yapılmış olan sözlü atışma.
KITAL
Vuruşma, birbirini öldürme. Savaş.
ÇELGİLİK
Kılıçoyunu savutlarında, namlu ile tutağın birleştiği yerde, eli korumaya ve karşı vuruşmacının namlusunu çelmeye yarayan tas biçiminde (dışbükey) koruyucu bölüm.
TOKUŞMAK
İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak. Kafa kafaya vuruşmak.
VURUŞTURMAK
Vuruşma işini yaptırmak. Oyunda berabere kalındığında, son bir oyunla yeneni seçmek. Karşılaştırıp, ölçüştürmek: Vuruşturalım bakalım, hangimizin saati daha güzel. Ölçüştürmek, karşılaştırmak.
ÇATIŞMA
Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.
URUŞMAK
Vuruşmak. Hepsi birleşip vurmak. Vuruşmak, çarpışmak, mücadele, mukatele etmek.
KIRAŞMAK
Boynuzlu hayvanlar birbirleriyle vuruşmak, süsüşmek.
TOSMAK
Genç, küçük manda. Yaşından iri, gürbüz (çocuk). 1.Başıyla vurmak (hayvan ya da insan için). 2.Dövüşmek, vuruşmak. Odun kütüğü. Baş vurmak : Ali kendi işi için tostuğu yerlerden bir toz toparamadı. Darılmak, küsmek. Görmeye gitmek, ziyaret etmek : Bugün misafirlerle beraber birkaç ev tostuk. Tos vurmak.
VURUŞMACI
Vuruşma yapan kılıçoyuncusu.
ÇARPIŞMAK
Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
TAKUŞMAK
Kafa kafaya vuruşmak.