Sonu VURULMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vurulma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vurulma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vurulma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vurulma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VURULMA

Vurulmak işi.

BAŞVURULMA

Başvurulmak durumu.

  -   -   -  

Anlamında VURULMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VURULMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÜRÜMEK

Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak. Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek. Yıpranmak, çökmek. Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak.

SİPER

Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

İSTOP

Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun.

SOPALANMAK

Sopa ile vurulmak, dövülmek.

TEKMELENMEK

Tekme vurulmak.

YAMALANMAK

Yama ile onarılmak, yama vurulmak.

KÖSTEKLENMEK

Ayağına köstek vurulmak. Ayağına bir engel takılarak düşer gibi olmak veya düşmek. Bir iş yürümez duruma getirilmek, engellenmek.

EYERSİZ

Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan).

YOL

Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.

OKLANMAK

Okla vurulmak.

SIR

Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.

VURULUŞ

Vurulma işi.

PATLANGAÇ

Kamış veya ağaç dalından yapılıp tabanca gibi ses veren pistonlu çocuk oyuncağı. Yere vurulmak yoluyla patlatılarak eğlenilen bir tür şenlik fişeği.

DİPÇİKLENMEK

Dipçikle vurulmak.

ÜZENGİLENMEK

Hayvan, üzengi ile vurulmak.

EYERLENMEK

Eyer vurulmak.

SEMERLENMEK

Semerleme işi yapılmak, semer vurulmak.

KALIPLANMAK

Belli bir kalıp verilmek, kalıba vurulmak.

DENEYSİZ

Deneye başvurulmayan. Deneye başvurulmadan.