Sonu VURGU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vurgu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vurgu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vurgu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vurgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VURGU

Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılmış olan baskı, aksan.

SAVURGU

Pekmez kaynatırken karıştırmaya yarayan delikli kepçe biçiminde sukabağı.

  -   -   -  

Anlamında VURGU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VURGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SEVDALI

Sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık. Bir şeye gereğinden çok düşkünlük gösteren, eğilim duyan.

MEFTUN

Tutkun, gönül vermiş, vurgun.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

MÜPTELA

Bağımlı. Âşık, vurgun. Tutulmuş.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

BOĞUNTU

Zor soluk alma. Sıkıntı. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr.

KENDİ

İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

AKSONA

Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

BANDO

Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.

MUHTEKİR

Vurguncu.

ALAVERECİ

Vurguncu.

PARTİ

Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.

MODÜLASYON

Bir sesin yayılmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişimlerinden her biri. Bir dalganın genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması. Bir müzik eserinde esas tondan başka bir tona geçiş.

SOYGUN

Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılmış olan silahlı hırsızlık. Hiçbir emek harcamadan ve yolsuz olarak elde edilen büyük kazanç, vurgun.

SPEKÜLASYON

Vurgunculuk. Kurgu. Saptırma.

SÖYLEYİŞ

Söyleme işi. Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz.

AKSAN

Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.

DİZEM

Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.

PROZODİ

Bir şiir bestesinde, hece vurgularının müzik, vurgu ve yükselişleriyle iyice uyuşmuş olması. Vurgu, durak, ezgi gibi ses bilgisi ögelerinin tamamı.

SPEKÜLATÖR

Vurguncu.