Kelimeler arşivi içinde; başında "vermiş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. vermiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vermiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vermiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VERMİŞ
VERMİŞ
Amasya kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde VERMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİFTBİÇİK
Bir ışık kaynağının iki görüntüsünü oluşturan taban tabana vermiş üçgensel, ince, saydam biçik çifti.
MEFTUNLUK
Tutkunluk, gönül vermişlik, meftuniyet.
UÇARI
Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.
DÜŞKÜN
Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.
KARARLI
Kesin karar vermiş olan. Dengeli. Kararında direnen, kararını değiştirmeyen.
TUTKUN
Gönül vermiş, meftun, meclup. Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün.
SÖZLÜ
Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.
MEYİLLİ
Bir yana eğimi olan, eğik. İlgili, gönül vermiş.
HABERLİ
Bir olay veya durum üzerine bilgisi olan, haberi olan. Haber vermiş veya almış olarak.
BAYGIN
Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.
AZMETMEK
Bir işteki engelleri yenmeye karar vermiş olmak.
BİÇALA
Bir aralık, az bir zaman: Biçala uyuyuvermişim.
MEFTUN
Tutkun, gönül vermiş, vurgun.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
DEBİZİLEMEK
Devamlı olarak dövmek, itmek, kötülemek, hırpalamak: Ahmet Ağagil gelinlerini debizileyivermişler.
ERMEK
Erişmek. Ürün olgunlaşmak. Kendini Tanrı yoluna vermiş kimse insanüstü kutsal bir aşamaya erişmek. Kavuşmak. İnsan veya bitki büyüyüp gelişmek, yetişmek. Yetişip dokunmak.
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
DİLDADE
Gönül vermiş, âşık.
ÇÜRÜŞÜ
Ağaç, gövdesinden kesildikten sonra vermiş olduğu taze filiz.
SÖLPÜK
Gevşeyip kendini koyuvermiş.