Kelimeler arşivi içinde; sonunda "verme" olan, toplam 487 adet kelime bulunmaktadır. Sonu verme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında verme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde verme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEĞERLENDİRİVERME
DEĞİŞTİRİLİVERME, DENKLEŞTİRİVERME, HEYECANLANIVERME, İSİMLENDİRİVERME
ABANOZLAŞIVERME, ACAYİPLEŞİVERME, BİRLEŞTİRİVERME, ÇAĞRIŞTIRIVERME, ÇIRPIŞTIRIVERME, ÇİRKİNLEŞİVERME, HUYSUZLAŞIVERME, SAMİMİLEŞİVERME, YUMURTLAYIVERME
ACEMİLEŞİVERME, ALKIŞLAYIVERME, ARIZALANIVERME, AYDINLANIVERME, AYDINLATIVERME, BAĞIŞLAYIVERME, BALTALAYIVERME, BELGELEYİVERME, BESTELEYİVERME, BETİMLEYİVERME, BIÇAKLAYIVERME, BİÇİMLENİVERME, BİTİŞTİRİVERME, BOĞAZLAYIVERME, BOMBALAYIVERME, BOŞALTILIVERME, BÖLÜŞTÜRÜVERME, BUHARLAŞIVERME, BULANDIRIVERME, BULAŞTIRIVERME, BULUTLANIVERME, CELALLENİVERME, ÇALIŞTIRIVERME, ÇEKİÇLEYİVERME, ÇİZİKTİRİVERME, ÇÖZÜMLENİVERME, ÇÖZÜMLEYİVERME, ÇUVALLAYIVERME, DAMGALANIVERME, DEĞERLENİVERME, Devamını Oku »»
ABANDIRIVERME, AÇIKLAYIVERME, AKTARILIVERME, ALÇILAYIVERME, ALEVLENİVERME, ALGILAYIVERME, ALIKLAŞIVERME, ANIMSATIVERME, ANIMSAYIVERME, ARAKLAYIVERME, ARAŞTIRIVERME, ATEŞLEYİVERME, ATIŞTIRIVERME, AYARLAYIVERME, AYIKLANIVERME, AYIKLAYIVERME, BIRAKILIVERME, BİTİRİLİVERME, BUĞULANIVERME, ÇİSELEYİVERME, ÇİVİLEYİVERME, DAĞITILIVERME, GEVELEYİVERME, İLİŞTİRİVERME, İNANDIRIVERME, KALDIRTIVERME, KARALAYIVERME, OLUŞTURUVERME, RASTLAYIVERME, RENKLENİVERME, Devamını Oku »»
ACILAŞIVERME, ALÇALTIVERME, ARALAYIVERME, BAĞLANIVERME, BAĞLAYIVERME, BASTIRIVERME, BAŞLATIVERME, BAŞLAYIVERME, BEKLETİVERME, BEKLEYİVERME, BELLEYİVERME, BİÇTİRİVERME, BİRLEŞİVERME, BİTLENİVERME, BOĞDURUVERME, BOLLAŞIVERME, BOŞALTIVERME, BOYLANIVERME, BURKULUVERME, ÇAĞLAYIVERME, ÇARPILIVERME, ÇARPIŞIVERME, ÇATLAYIVERME, ÇEMKİRİVERME, ÇILDIRIVERME, ÇIRPINIVERME, ÇITLATIVERME, ÇİĞNEYİVERME, ÇOĞALTIVERME, ÇÖKERTİVERME, Devamını Oku »»
AKLAYIVERME, AKSIRIVERME, AKTARIVERME, ALÇALIVERME, ALDANIVERME, ALDATIVERME, ANLAŞIVERME, ANLATIVERME, ANLAYIVERME, ASTIRIVERME, ATLAYIVERME, AVLAYIVERME, AYRILIVERME, BAKIŞIVERME, BAŞARIVERME, BECERİVERME, BEĞENİVERME, BIRAKIVERME, BİLEYİVERME, BİRİKİVERME, BİTİRİVERME, BOĞULUVERME, BOŞALIVERME, BOŞANIVERME, BOŞAYIVERME, BOYANIVERME, BOYATIVERME, BOYAYIVERME, BOZULUVERME, BÖĞÜRÜVERME, Devamını Oku »»
ABANIVERME, ACIKIVERME, ACITIVERME, AÇILIVERME, AKITIVERME, ALIŞIVERME, ARAYIVERME, AŞINIVERME, AŞIRIVERME, ATILIVERME, AVUTUVERME, AYIRIVERME, BURKUVERME, ÇARPIVERME, EDİNİVERME, ERİTİVERME, ERİYİVERME, EZİLİVERME, ISINIVERME, ISIRIVERME, İLİŞİVERME, İNANIVERME, KALKIVERME, MARSUVERME, OKUYUVERME, OLUŞUVERME, OTURUVERME, ÖDEYİVERME, SABANVERME, UÇURUVERME, Devamını Oku »»
KOYUVERME, SALIVERME, ALYEVERME, BAKIVERME, BASIVERME, BATIVERME, BİÇİVERME, BİNİVERME, BİTİVERME, BOĞUVERME, BULUVERME, BÜKÜVERME, CAYIVERME, COŞUVERME, ÇAKIVERME, ÇALIVERME, ÇATIVERME, ÇEKİVERME, ÇIKIVERME, ÇİZİVERME, ÇÖKÜVERME, ÇÖZÜVERME, DALIVERME, DELİVERME, DEŞİVERME, DEYİVERME, DİKİVERME, DİNİVERME, DİZİVERME, DOĞUVERME, Devamını Oku »»
KOYVERME, AÇIVERME, AKIVERME, ALIVERME, ANIVERME, ASIVERME, AŞIVERME, ATIVERME, EDİVERME, EŞİVERME, EZİVERME, İÇİVERME, İNİVERME, İTİVERME, OLUVERME, OYUVERME, ÖLÜVERME, ÖPÜVERME, SÖZVERME, UÇUVERME, UYUVERME
ELVERME, GÖVERME, SUVERME
EVERME
VERME
VERME
Vermek işi.
ABANOZLAŞIVERME
Abanozlaşıvermek durumu.
ÇİRKİNLEŞİVERME
Çirkinleşivermek işi.
HUYSUZLAŞIVERME
Huysuzlaşıvermek durumu.
DEĞİŞTİRİLİVERME
Değiştirilivermek işi.
ÇIRPIŞTIRIVERME
Çırpıştırıvermek işi.
DEĞERLENDİRİVERME
Değerlendirivermek işi.
ACAYİPLEŞİVERME
Acayipleşivermek durumu.
SAMİMİLEŞİVERME
Samimileşivermek durumu.
DENKLEŞTİRİVERME
Denkleştirivermek işi.
ÇAĞRIŞTIRIVERME
Çağrıştırıvermek işi.
YUMURTLAYIVERME
Yumurtlayıvermek işi.
İSİMLENDİRİVERME
İsimlendirivermek işi.
HEYECANLANIVERME
Heyecanlanıvermek durumu.
ACEMİLEŞİVERME
Acemileşivermek durumu.
BİRLEŞTİRİVERME
Birleştirivermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde VERME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ALDIRMAZ
İlgisiz. Bir şeye önem vermeyen.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AHDETMEK
Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek.
ALDIRMAK
Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
ALTLAMAK
Özel diye alınan bir şeye, genel bir kavramın altında yer vermek.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.