Kelimeler arşivi içinde; sonunda "verev" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu verev ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında verev olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde verev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VEREV
VEREV
Bir köşeden karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış veya konulmuş olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde VEREV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VEREVİ
Bayır, yokuş, yamaç. Eğri, verev.
İRİP
Çapraz, verev.
ÇALIK
Çarpık. Yüzünde çıban veya yara yeri olan. Yan yan giden. Koyunlarda çiçek hastalığı. Çalgın. Verev kesilmiş. Adı defterden silinmiş. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. Çıban yeri.
VEREP
Bayır, yokuş, yamaç. Bayırda yan yol. Eğri, verev. Çapraz. Karşıt. Yokuş. Eğri. Çapraz, verev. Yamaç; meyil.
ŞİVŞİRT
Verev, yamuk.
ŞAVŞURU
Verev kesilerek eklenmiş.
ŞİVŞİT
Verev, yamuk. 1.İki anlamlı söz. 2.Gerçeğe aykırı söz. Çözülmesi kolay düğüm. Önce. Arabi ve Rumi ay arasındaki gün farkı. Çapraz. Aykırı.
YÜREV
Verev.
YÖREP
Yokuş. Patika. İş yapmaktan kaçan, güçlük çıkaran. Yokuş, dik yol. Yokuşta dikliğin azalması için verevine açılan yol. Verev. Bayır, az eğimli yer.
PELİCİNE
Eğik; yamuk olarak ;verev.
SUNDAK
Üçgen, verev.
TOKURCU
Damların kıyılarına konan yassı ağaç. Verevine dokunan şayak kumaş. Başları aşağıya gelmek üzere dizilen ekin bağlamları. Damların saçaklarına konan yassı ağaçlar.
VOLAN
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek. Kadın giysilerinin etek ucu, kol vb. yerlerine verev kesilmiş kumaştan yapılmış olan süs.
VEREVİNE
Verev biçimi verilerek.
GIYGAÇLAMA
Bir köşeden karşı köşeye, verevine: Onu gıygaçlamaya kes.
VEREBİNE
Çapraz, verev olarak. Verev olarak, verevine, çapraz.
İBİKLEMEK
Verevine çekilen kumaş esnemek. Horoz çiftleşmek. Gagalamak. Kulağından ya da eteğinden tutmak.
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.