Kelimeler arşivi içinde; sonunda "varılma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu varılma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında varılma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde varılma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VARILMA
Varılmak işi.
YALVARILMA
Yalvarılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKILMAK
Çakma işine konu olmak. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak. Hızla düşüp saplanmak.
MERHALE
Derece, basamak, aşama, evre. Varılması istenen noktaya kadar aşılması gereken yerlerin her biri, konak, menzil. Bir yolcunun sekiz saatte gidebileceği mesafe.
ERİŞMEK
Varılması zamana, emeğe bağlı olan ya da uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak. Zaman gelip çatmak. Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak.
GÜDEM
Bir gözlem ya da ölçümde varılmak istenen bilgi ya da bir araştırma sürecinde güdülen amaç.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
YOLANTI
Sonuna varılmayan yol.
TAMALGI
Algının belli bir konu ya da nokta üzerinde toplanması, öğrenilenin tam olarak bilincine varılması durumu. Bir kimsenin yeni öğrenilen şeyi daha önceki yaşantılarıyla bütünleştirmesi, kaynaştırması işlemi. Algıdan daha üstün ve daha karmaşık bir bilgi derecesi. Herhangi bir şeyin algılanan özelliklerinin, eskiden kazanılmış ve benzeş olan ya da onların ilgili bulunduğu bilgilere bağlanıp tam olarak anlaşılabilir duruma gelmesi.
GEÇMİŞLİK
Geçmiş zaman Türkçede iki şekilde olur: Ya Gördü, Gitti gibi -di'li geçmiş zaman veya Görmüş, Gitmiş gibi -miş'li geçmiş zaman. Birincisi yakından olan bir bilgiyi, ikincisi ise başkasından duyulan veya farkına varılmadan yapılan bir işin haberini vermeğe yarar. Fransızcada da iki türlü geçmişlik var: BELİRLİ veya YALIN ve BELİRSİZ veya BİLEŞİK (P. défini ou simple et p. indéfini ou composé). Bunlardan başka alışkı geçmişliği de var. Bak Alışkı geçmişliği.
SUVARINILMAK
Suvarılmak, su içirilmek.
ÇIBANBAŞI
Yaranın ucu. Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu. Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse.
ASAK
Kuytu ve varılması zor yer. Gezilmesi zor, meyilli toprak. Topal, aksak. Hayvanların ayaklarında olan bir hastalık.
VARILABİLMEK
Varılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PAROLA
Askerlerin birbirlerini tanımalarını sağlayan ve kendi aralarında önceden kararlaştırdıkları kelime veya söz. Gizlilik ortamında insanların birbirini tanımalarını ve anlaşmalarını sağlayan işaret. Varılmak istenen amacı özetleyen söz.
TUĞKUN
İzinsiz yanına varılmayan, varlıklı, saygın: Tuğkunluk zamanında yanına kırk temannahla varılırdı. "İzinsiz yanına varılmayan; varlıklı, saygın.".
DOYGUNLUK
Doygun olma durumu, gönül tokluğu, istiğna, tatmin. Bir isteğin yerine gelmesi, bir şeyin elde edilmesi, varılmak istenen bir hedefe ulaşılmasından doğan duygu, tatmin.
YARILANMAK
Yarısına varılmak.