Kelimeler arşivi içinde; başında "varsa" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. varsa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu varsa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde varsa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VARSAYABİLMEK
VARSAYABİLME
VARSAYILMAK, VARSAYIMSAL
VARSAYILMA, VARSAYIMLI
VARSAYMAK
VARSAYIM, VARSAYMA
VARSAĞI, VARSANI
VARSAK, VARSAM
VARSA
VARSA
İhtimal ki, olsa olsa.
VARSAYIMSAL
Bir varsayıma dayanan, farazi, hipotetik.
VARSAYIM
Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.
VARSAĞI
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin söyledikleri koşma.
VARSAYMAK
Bir olgunun sonuçlarından yararlanabilmek, bu sonuçlar üzerine düşünce üretebilmek için onu olmuş veya olacak saymak, farz etmek.
VARSAYILMAK
Bir şeyin var olduğu kabul edilmek, farz olunmak.
VARSAYMA
Varsaymak işi.
VARSAYILMA
Varsayılmak işi.
VARSAM
İstavrite benzer bir balık. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, çarpan balığıgiller (Trachinidae) familyasından, 5-15 cm kadar uzunlukta, Atlantik Okyanusu ve Akdeniz'de yaşayan, zehirli balıkların en tehlikelisi olan bir tür. Kemikli balıklardan, çarpan balığıgiller (Trachinidae) familyasından, boyu 15 cm olabilen, Atlantik Okyanusu, Akdeniz, Marmara ve Ege Denizi'nde yaşayan, zehirli balıkların en tehlikelisi olan bir tür. (Trachinus vipera) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının çarpan balığıgiller (Trachinidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 5-15 cm. Denizde yaşayan zehirli balıkların en tehlikelisidir. Atlantik Okyanusu ve Akdenizde bulunur.
VARSANI
Sanrı.
VARSAYABİLMEK
Varsayma imkânı veya olasılığı bulunmak.
VARSAK
Bir Türk boyu, kabilesi. Eski harp aletlerinden bir çeşit yatağan, kısa kılıç. Taşçıların taş kırdıkları büyük çekiç. Antalya şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
VARSAYABİLME
Varsayabilmek işi.
VARSAYIMLI
Varsayıma dayanan.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FARAZİ
Varsayımsal.
DOGMACILIK
Öne sürülen öğreti ve ilkeleri eleştirmeden doğru olarak benimseyen ve benimsediği varsayımlardan katı bir yöntemle önermeler türeten anlayış, dogmatizm.
ESİR
Tutsak. Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz. Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse. Hava. Köle.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
DENEY
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.
GAYYA
Cehennemde bulunduğu varsayılan bir kuyunun veya derenin adı. Gayya kuyusu.
FARAZA
Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki.
EKVATOR
Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.
HİPOTETİK
Varsayımsal.
FARAZİYE
Varsayım.
HİPOTEZ
Varsayım.
DOĞRULAMA
Doğrulamak işi, teyit, tasdik, konfirmasyon. Bir varsayımın doğruluğunu denetlemek için deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılmış olan işlemlerin bütünü.
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım.
DÖNENCE
Yerküre üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve Ekvator'un 23° 27' kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri, tropika.
FARZIMUHAL
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak. Tutalım ki, sayalım ki, varsayalım ki.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
EKSEN
Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.
BİLMEK
Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.