Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uşmak" olan, toplam 81 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uşmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uşmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uşmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HOMPURUŞMAK
AZGURUŞMAK, KUDURUŞMAK
TORTUŞMAK, BURKUŞMAK, MORTUŞMAK, OTURUŞMAK, BURTUŞMAK, OKUYUŞMAK
KAPUŞMAK, KOĞUŞMAK, GUNUŞMAK, GONUŞMAK, GOĞUŞMAK, DUTUŞMAK, DURUŞMAK, BOĞUŞMAK, DONUŞMAK, DOMUŞMAK, DOKUŞMAK, DAMUŞMAK, KIMUŞMAK, KOÇUŞMAK, DUMUŞMAK, KOPUŞMAK, KOVUŞMAK, KUĞUŞMAK, SUNUŞMAK, TAKUŞMAK, TAVUŞMAK, TUMUŞMAK, TURUŞMAK, YOĞUŞMAK, YOLUŞMAK, YONUŞMAK, YUMUŞMAK, ÇOKUŞMAK, BOZUŞMAK, BULUŞMAK, Devamını Oku »»
OLUŞMAK, UTUŞMAK, UŞUŞMAK, URUŞMAK, UĞUŞMAK, UDUŞMAK, OPUŞMAK, ONUŞMAK, OMUŞMAK, GOUŞMAK, OKUŞMAK, OĞUŞMAK, AVUŞMAK, APUŞMAK, ABUŞMAK, UÇUŞMAK, UYUŞMAK
DUŞMAK, MUŞMAK
UŞMAK
UŞMAK
Uçmak. Yıkılmak. Eski türkçe uçmak: uçmak.
GONUŞMAK
Konuşmak.
BURKUŞMAK
Karışmak, dolaşmak, burulmak. Burkulmak. Boğuşmak.
KAPUŞMAK
Koşmak.
KOĞUŞMAK
Koşmak. İnek boğaya gelmek.
MORTUŞMAK
Surat asmak, somurtmak.
GUNUŞMAK
Konuşmak.
OKUYUŞMAK
Karşılıklı okumak, biri birine okumak.
DUTUŞMAK
Tutuşmak; alev almak. Tutuşmak.
AZGURUŞMAK
Birbirine kızmak.
BURTUŞMAK
Buruşmak.
GOĞUŞMAK
İnekler çiftleştirilmek.
KUDURUŞMAK
Birbirinin üzerine atılıp oynaşmak.
OTURUŞMAK
Yatışmak, hızı azalmak.
HOMPURUŞMAK
Saldırmak.
TORTUŞMAK
Korkuyu atmak, alışmak, yatışmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde UŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARGOLAŞMAK
Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.
ARGOLU
İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).
BOZUŞMA
Bozuşmak işi.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
BOĞUŞMA
Boğuşmak işi.
BENEKLENMEK
Benek oluşmak.
BONCUKLANMAK
Boncuk biçiminde taneler oluşmak.
ARGOSUZ
İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).
BAHSETMEK
Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak.
BİRLEŞMEK
Ayrıyken tek bir bütün durumuna gelmek. Kaynaşmak. Uyuşmak, aynı görüşte olmak. Buluşmak, bir araya gelmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Aynı amaç çevresinde toplanmak.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
BOĞUMLANMAK
Boğum oluşmak, boğum boğum olmak. Bir ses çıkarmak için ses yolunun herhangi bir yerinde daralma veya kapanma olmak.
BAŞLAMAK
Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.
BENLENMEK
Ben (I) oluşmak.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
BAŞLANMAK
Başlama işine konu olmak. Baş oluşmak.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.