UZLAŞMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uzlaşma" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. uzlaşma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uzlaşma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uzlaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

UZLAŞMACILIK

11 harfli kelimeler

UZLAŞMAZLIK

9 harfli kelimeler

UZLAŞMACI, UZLAŞMALI

8 harfli kelimeler

UZLAŞMAK, UZLAŞMAZ

7 harfli kelimeler

UZLAŞMA

Bazı kelimelerin anlamları

UZLAŞMA

Uzlaşmak durumu, uyuşma, uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs.

UZLAŞMAZLIK

Anlaşmaya, uzlaşmaya yanaşmama durumu.

UZLAŞMAZ

Uzlaşmayan, uzlaşma yanlısı olmayan.

UZLAŞMALI

Aralarında uzlaşma bulunan.

UZLAŞMAK

Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak.

UZLAŞMACILIK

Çıkarlarından, düşüncelerinden ödünler vererek uzlaşma sağlama siyaseti.

UZLAŞMACI

Uzlaşma sağlayan kimse. Uzlaşmacılıktan yana olan kimse.

  -   -   -  

Anlamında UZLAŞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZLAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

HUYSUZLAŞMA

Huysuzlaşmak işi.

AKORTSUZLAŞMA

Akortsuzlaşmak durumu.

GEÇİNMEK

Yaşamak için gerekeni sağlamak. Taslamak. Uzlaşmak, anlaşmak. Ölmek. Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak.

BARIŞMA

Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.

ELLEŞMEK

Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.

MUTABAKAT

Uzlaşma. Uyum. Uygunluk.

KONVANSİYONEL

Anlaşma ile ilgili, uzlaşma ile ilgili.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

BUZLAŞMA

Buzlaşmak işi.

ANLAŞTIRMAK

Anlaşmayı, uzlaşmayı, uyuşmayı sağlamak.

BOYNUZLAŞMA

Boynuzlaşmak işi veya durumu.

DEJENERELEŞMEK

Soysuzlaşmak. Yozlaşmak.

CADILAŞMAK

Kadın huysuzlaşmak. Bitki, bakımsızlıktan yabanileşmek.

AHENK

Uyum. Uzlaşma. Ezgi.

KONSENSÜS

Uzlaşma.

İTİLAF

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma.

ANTANT

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.

BARIŞMAK

İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.