UZLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uzla" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. uzla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uzla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uzla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

UZLAŞTIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

UZLAŞTIRICILIK, UZLAŞTIRABİLME

12 harfli kelimeler

UZLAŞABİLMEK, UZLAŞMACILIK

11 harfli kelimeler

UZLAŞTIRMAK, UZLAŞABİLME, UZLAŞTIRICI, UZLAŞMAZLIK

10 harfli kelimeler

UZLAŞTIRMA, UZLAMASINA, UZLAŞILMAK

9 harfli kelimeler

UZLAŞMACI, UZLAŞMALI, UZLAŞILMA

8 harfli kelimeler

UZLAŞMAK, UZLAŞMAZ, UZLANMAK

7 harfli kelimeler

UZLAŞMA, UZLAŞIM, UZLAMAK

6 harfli kelimeler

UZLAŞI, UZLAMA

4 harfli kelimeler

UZLA

Bazı kelimelerin anlamları

UZLA

Öfke, sinir. Kastamonu kenti, Pınarbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

UZLAŞMACI

Uzlaşma sağlayan kimse. Uzlaşmacılıktan yana olan kimse.

UZLAŞTIRABİLMEK

Uzlaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UZLAŞILMAK

Uzlaşma işi yapılmak.

UZLAŞMAZLIK

Anlaşmaya, uzlaşmaya yanaşmama durumu.

UZLAŞABİLMEK

Uzlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UZLAŞTIRABİLME

Uzlaştırabilmek işi.

UZLAŞTIRMA

Uzlaştırmak işi.

UZLAMASINA

Gelişigüzel, kararlamasına.

UZLAŞMALI

Aralarında uzlaşma bulunan.

UZLAŞMACILIK

Çıkarlarından, düşüncelerinden ödünler vererek uzlaşma sağlama siyaseti.

UZLAŞABİLME

Uzlaşabilmek işi.

UZLAŞTIRMAK

Uzlaşmalarını sağlamak.

UZLAŞILMA

Uzlaşılmak işi.

UZLAŞTIRICI

Uzlaşmayı sağlayan kimse, ara bulucu.

UZLAŞTIRICILIK

Ara buluculuk.

  -   -   -  

Anlamında UZLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARIŞMA

Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.

AHENK

Uyum. Uzlaşma. Ezgi.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

AKORTSUZLAŞTIRMA

Akortsuzlaştırmak işi.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

AKSİLEŞMEK

Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

BİSKÜVİ

Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.

BOYNUZLAŞMA

Boynuzlaşmak işi veya durumu.

ANLAŞTIRMAK

Anlaşmayı, uzlaşmayı, uyuşmayı sağlamak.

BARIŞMAK

İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.

BOYNUZLANMA

Boynuzlanmak işi.

AMONYUM

Amonyaklı tuzlarda maden rolü oynayan bir birleşim kökü (NH4).

ANTANT

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.

AKORTSUZLAŞMA

Akortsuzlaşmak durumu.

AKSİLENMEK

Aksileşmek, huysuzlanmak.

BANKİZ

Buzla.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

ALAGEYİK

Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).