Kelimeler arşivi içinde; başında "uzla" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. uzla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uzla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uzla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UZLAŞTIRABİLMEK
UZLAŞTIRICILIK, UZLAŞTIRABİLME
UZLAŞABİLMEK, UZLAŞMACILIK
UZLAŞTIRMAK, UZLAŞABİLME, UZLAŞTIRICI, UZLAŞMAZLIK
UZLAŞTIRMA, UZLAMASINA, UZLAŞILMAK
UZLAŞMACI, UZLAŞMALI, UZLAŞILMA
UZLAŞMAK, UZLAŞMAZ, UZLANMAK
UZLAŞMA, UZLAŞIM, UZLAMAK
UZLAŞI, UZLAMA
UZLA
UZLA
Öfke, sinir. Kastamonu kenti, Pınarbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
UZLAŞMACI
Uzlaşma sağlayan kimse. Uzlaşmacılıktan yana olan kimse.
UZLAŞTIRABİLMEK
Uzlaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UZLAŞILMAK
Uzlaşma işi yapılmak.
UZLAŞMAZLIK
Anlaşmaya, uzlaşmaya yanaşmama durumu.
UZLAŞABİLMEK
Uzlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UZLAŞTIRABİLME
Uzlaştırabilmek işi.
UZLAŞTIRMA
Uzlaştırmak işi.
UZLAMASINA
Gelişigüzel, kararlamasına.
UZLAŞMALI
Aralarında uzlaşma bulunan.
UZLAŞMACILIK
Çıkarlarından, düşüncelerinden ödünler vererek uzlaşma sağlama siyaseti.
UZLAŞABİLME
Uzlaşabilmek işi.
UZLAŞTIRMAK
Uzlaşmalarını sağlamak.
UZLAŞILMA
Uzlaşılmak işi.
UZLAŞTIRICI
Uzlaşmayı sağlayan kimse, ara bulucu.
UZLAŞTIRICILIK
Ara buluculuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde UZLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARIŞMA
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.
AHENK
Uyum. Uzlaşma. Ezgi.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.
BAĞDAŞMAK
Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.
AKSİLEŞMEK
Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
BİSKÜVİ
Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.
BOYNUZLAŞMA
Boynuzlaşmak işi veya durumu.
ANLAŞTIRMAK
Anlaşmayı, uzlaşmayı, uyuşmayı sağlamak.
BARIŞMAK
İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.
BOYNUZLANMA
Boynuzlanmak işi.
AMONYUM
Amonyaklı tuzlarda maden rolü oynayan bir birleşim kökü (NH4).
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
AKORTSUZLAŞMA
Akortsuzlaşmak durumu.
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
BANKİZ
Buzla.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).