Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uyuşukluk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uyuşukluk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uyuşukluk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uyuşukluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UYUŞUKLUK
UYUŞUKLUK
Uyuşuk olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde UYUŞUKLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEPSEL
Kuru çam odunu. Yaygın, serilmiş : Pazarda her şey kepsel oluyor. Ağırlık, uyuşukluk, tembellik, güçsüzlük.
KARINCALANMAK
Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek. Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karıncalar dolaşır gibi bir izlenim uyanmak. Metal yüzeylerde pas yüzünden yer yer ufak delikler oluşmak. Verici veya alıcıdaki bozukluk sebebiyle televizyonda görüntü bozulmak. Aşırı zihin yorgunluğundan dolayı bir şeyi, bir durumu kavramada zorluk çekmek. Tüfek namlusunun içi paslanmak, çürümeye başlamak.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
BENZOKAİN
Anestezi amacıyla kullanılan bir bileşik. Kokusuz, hafif acı lezzetli, dilde geçici bir uyuşukluk yapan yerel anestezik olarak kullanılan beyaz kristalize bir toz. Etilaminobenzoat'ın patentli adı.
GEVŞEKLİK
Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.
KÜNTLÜK
Aptallık, bilgisizlik, uyuşukluk: Benim küntlüğüm ona gitsin, onun okumuşluğu bana gelsin.
SÜMSÜKLENMEK
Arsızlık, pisboğazlık etmek, bir yere istenmediği halde sokulmak. Uyuşukluk etmek.
ÜŞÜK
Soğuk algınlığı. Genellikle, donma. Donmaktan morarıp uyuşan organ. Donmadan sonra, el ayak gibi organlarda süren uyuşukluk, kaşınma. Soğuk. Üşümüş kimse. Yeşilken soğuk vurmuş ekin. Çukur. Uyuşuk, budala. Soğuk vurmuş, bozulmuş (sebze, meyve için). Soğuktan duyulan uyuşma, acıma.
KEHLİK
Sersemlik, uyuşukluk.
SOMNOLENSİYA
Yarı uyku durumu, uyuşukluk.
ŞİGELLOZİS
Actinobacillus equuli tarafından oluşturulan ateş, düşkünlük, hâlsizlik, eklem yangısı ve solunum güçlüğüyle belirgin yeni doğan tayların en önemli ölümcül septisemik hastalığı, uykulu tay hastalığı, uyuşukluk hastalığı.
KÜNGÜRLÜK
Uykunun verdiği uyuşukluk: Hüseyin onbaşıyı küngürlük bastı, söyletemeyiz gayri.
NÖRİTİS
Bir sinirin yangısı. Ağrı, tepki kaybı, uyuşukluk ve kuvvet kaybıyla belirgindir.