Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uyuşuk" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uyuşuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uyuşuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uyuşuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UYUŞUK
Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş. Gevşek, tembel, sünepe, uyuntu.
BUYUŞUK
Uyuşuk, uyuşmuş.
Bu bölümde tanımı içerisinde UYUŞUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÜLKEDİSİ
Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse). Uyuşuk, miskin (kimse). Pasaklı, görgüsüz (kadın). Sakin, yumuşak, uyumlu.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
BAYMAŞIK
Gevşek, uyuşuk, ağır.
ABAHAN
Tembel, uyuşuk. Beceriksiz. Şaşkın.
BÜZDESİK
Uyuşuk.
UYUŞUKLUK
Uyuşuk olma durumu.
UYUZ
Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı. Düşük nitelikli, değersiz (mal). Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse. Parası olmayan, züğürt kimse. Bu hastalığa tutulmuş olan. Hoşlanılmayan, sevimsiz kimse.
BENZOKAİN
Anestezi amacıyla kullanılan bir bileşik. Kokusuz, hafif acı lezzetli, dilde geçici bir uyuşukluk yapan yerel anestezik olarak kullanılan beyaz kristalize bir toz. Etilaminobenzoat'ın patentli adı.
UYUNTU
Uyuşuk, tembel, miskin.
HIMBIL
Uyuşuk, tembel.
BÜZDÜM
Uyuşuk. Kuyruk sokumu, anüs. Kuyruk sokumu.
MİSKİNLEŞMEK
Uyuşuk, tembel duruma gelmek.
AYHAR
Sarhoş, beyni uyuşuk, sersem.
SÜNEPE
Kılıksız ve uyuşuk, sümsük (kimse).
SÜMSÜKLEŞMEK
Uyuşuk duruma gelmek, miskinleşmek, pısırıklaşmak.
DONUK
Parlak olmayan, mat (II). Canlılığı olmayan, fersiz (göz). Canlılığı az olan, durgun, uyuşuk (kimse).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
GEVŞEKLİK
Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.
ARUK
Su yolu, ark. Zayıf, cılız, sıska. Çürümüş, fazla olmuş, çürümeye yüz tutmuş. İneğin tabii hali, gebe veya kısır olmıyan inek. Eli ağır, uyuşuk. Ağrımış.
MİSKİN
Çok uyuşuk olan (kimse). Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse). Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse). Âciz, zavallı.